4
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
86
Okunma

‘’Aşk, eski bir masal Âdem ile Havva’dan kalan…’’
Denmiş bir kere o halde bizler de o masalın devamını yazalım yaşayalım…
Müstesna renkler orkestrası, sevgili ve aşkın badiresi…
Melodiler kıvamında ömrün
Deşifre edilesi nice yalan.
Ah ’tan da öte ötesiz sanrılar
Aşk ise devasa bir kurdele saçların boğumunda
Sözcüklerinse alyuvarlarında saklı
Bilyeler gibi ışık hızıyla sökün eden
Tanrısal çöküşlerin vecizesi
İnsan olabilmeninse en aciz kudreti
Sevdam,
Nakşeden üslubunca
Hazzın da ötesinde
Mağdur bir iklimin bakiyesinde
Sönen rüzgâr
Savrulan nidam
Çelişkisiz geçerken zaman
Rakkasenin gölgesi
Renklerin ucubesi
Elbette siyah iken giyilesi
Ölüm öncesi
Gel gör ki:
Refüze ediyorum ben hüznü
Rencide edilse ne ki ömrün eş güdümü
Ne beylik ne beyhude
Aşkın ihalesi
Elbet kaldı bendenize
Masallar değilken yalan
Gerçeği tetikleyen şu devran
Dermanı baştan sona yanan
İçimin ateşinde çözülen
Bir çiy tanesi öncesinde
Öbür t/arafını sorma asla
Öykülerden şiirler derlemedim sanma
Aşk ki…
Keykubat misali…
Aşk ki:
Padişahları dahi
Dize getiren yüreğin fermanı.
Aşk ki:
Usuldan bir coşku
Aşk ki:
Sudan sebeplerle boş versen de hayatı
Aşk ki:
Kutsalı o rabıtanın
Özlemi öznesi ile seyre dalanın
Aşk ki…
Bir fasıl
Bir hikmet
Bir şüheda düş ki
Gözlerini kapatmaya ne gerek
Arsız yürek
Aşina olduğu kadar özleme
Amadesi duyguların
Ve işte baş veren dumanı ruhun
Ne köhne ne sıradan
Latif rüzgârı dahi dumura uğratan
Varsın olsun da aşk eski bir yalan
Yalanlara kanmaktan da öte
Aşkın yalan olduğunu bile bile
Aşka âşık olmanın hikmeti ile
Aşk olsun, sevgili beyzade…
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.