0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
83
Okunma
Seni sevsem, desem, inanır mısın bana?
Haklısın elbet, nereden bileceksin?
İnsan sevildiğini bilmez ancak,
Sevdiğini bilirmiş derler.
Kendi sevgisinden emin olabilirmiş yalnızca.
Soruyorsun: “Beni seviyor musun?”
Diyorum: “Seni seviyorum.”
Dedin ki: “Nereden bileyim?”
Bilemezsin işte, sevgimden emin olamazsın.
Emin olan bir tek ben varım:
O samimiyetten, o sıcaklıktan, o ikrardan.
Peki ben bunu
Gönül bağıyla mı söyledim, yürekten mi?
Heyecandan mı tutuştu sözlerim,
Yoksa ağız ucuyla mı döküldü şevksiz, gümansız?
Bunu ancak ben bilirim.
Yemin ederim:
Tüm gönlümle, tüm bilincimle, aklımla, ruhumla,
Kalbimin en kuytusunda, duygularımın en deltasında,
Bütün varoluşsal dokumla, değerlerimle, insanlığımla…
Seni seviyorum.
Seni seviyorum.
Seni seviyorum.
Yok, inandıramayabilirim seni.
Belki de inanmazsın.
Olsun be gülüm.
Ben seni seviyorum.
Ben seni sevdiğimi biliyorum.
Bu yetmez mi sence?
Bence yeter.
Daha ne olsun?
Duygularımı açıyorum, çırılçıplak,
Net, duru, ateş gibi.
Bu da mı sorun?
Budur aşkın ta kendisi işte.
Göz göze değil, gönül gözüne yazılmış şiirdir bu.
Mistik bir ter içinde sırılsıklam, tasavvufun kıyısında, erotik bir nefes kadar yakın…
Sen uzakta sanırsın, oysa sevda damağımda tuz gibi.
Ben söylerim, sen duymazsın ama varoluş işitir.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.