2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
141
Okunma
Gözyaşım kutladı doğum günümü
hayallerim üşüyen omuzlarıma sarıldı
cimrilerin pek kıymetli zamanından çalmışım
badem çiçeğindeki arıda sevgi çırpınışlarım
Gün ağarırken gülmek istedim ah bir bilseydin
bir kerecik olsun sen de benim yanıma gelseydin
bıkmasan usanmasan sıkılıp esnemeseydin
elimi tutup sonlu olmayan bir armağan verseydin
Her şeyim var Allah’a şükür, ben çok zenginim
çocukluğumdan beridir param çoktur, böyleyim
lakin sevgiden yana niçin bunca fakirim
kimse bunu anlamasın, bilmesin...
Ivır zıvır zenginlikse odalara sığmıyor
bardak çanak tabak dersen dolaplara sığmıyor
dün her istediğim dileğim bu gün gerçek oluyor
fakat neden insan denen varlık balık gibi kayıyor...
Sonsuzluk için yaratılan ruhumuzla garip kalmışız
hep maddiyat dünyasının girdabına dalmışız
karanlık bir tünelde ilerlerken tükeniyor ömrümüz
hiç yaşanmamış bir hayatın anaforunda sürükleniyoruz...
Nereye bu gidiş nedir bu telaşımız bir somun ekmek için
gençliğimiz nice hayallerin peşinde tükenip bitti niçin
daha çok sevseydik gülleri sümbülleri leylakları
çiçeklerle doldursaydık caddeleri meydanları sokakları...
Dans etseydik mesela filmlerde olduğu gibi kol kola
utanmadan sıkılmadan kardeşçe arkadaşça yan yana
biliyorum olmayacak bunların hiçbirisi ne fayda
dilekler birer birer havaya savrulup ağaçlara takılan uçurtma...
Karamsarlık yakışsın yakışmasın ne fark eder ki
sonsuz hayallere yeter mi ömrümün üçte biri
diyor ki bir ses içimde yankılanarak, çevir yüzünü, dön geri
dışarıda bi şey yok, unuttuğun o çocuğu bulmak için gir içeri...
Doğ günüm, şebboy çiçeklerinin kokularıyla koş kollarıma
al beni sar sarmala bembeyaz pamuk dağları bulutlarınla
kiraz, elma ayva çiçekleri titreyen kollarıma dökülsün
sen benim yerime doğ, ben zaten, doğduğum gün ölmüşüm...
Gülhan Çeliktaş
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.