2
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
132
Okunma
Öyle rüzgarlı yağmurları sevmem
çiğ doldurmuş sabahın yeşili gibi
hüznün palaskası vurur yüzüme
Tütün doldurdurdu dedem paltosuna
öldü dediler
sicim kokulu sabahında
çocuk gözlerime seğiriyordu aydınlık
kaç rıhtım koştum
kaç bozkır ezdim bilmem
kuru mercimekler keserken ayaklarımı
kaç tütün sardı ninem hasretinden
Öğrendim, şaşırmadan pusulayı
kim öpüyor dudaklarımı
kim sarıyor beni suyun boşluğunda
sarhoş ediyor
büyüdükçe
kuru mercimeklerin yerini
kayığa dolan kılıçlar aldı
Haziran ayı
bir otopsi sabahı
ninemin kalbine tetiği çekene kadar
toplu mezarlar kadar kalabalık
duaları kadar yalnız
hüznün palaskası vuruyor yüzüme
Vedalaşıyoruz
mirasın adı sudan bileklik
gündelikçi mutluluk
çoklu evrene paralel yalnızlık
Satın alınmış
Nefesimin Ney’in den
nereye gitsem çiğ doldurmuş sabahın yeşilini
haydi
yemiş vakti serçelerin şarkısı
yağmur tütünleri sararken
Ud mevsimi
Ateşbaz’ın tanbur taksimi.
Asithane-Nagoya Notları... 2024
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.