18
Yorum
32
Beğeni
5,0
Puan
293
Okunma

Dünya omuzlarımda ağır bir küfe, taşımaktan bittim baba,
Yüreğimde biriken her ahı, hayata bağışlamaktan usandım.
Kimse görmedi içimdeki o kırık dökük, viran haneyi,
Her gece kendimi kurup, sabah yıkılmak ağır geliyor artık.
Hani derdin ya "geçer", geçmedi baba, yerleşti bağrıma,
Ruhumda ki bu hüznü her gün tanımaktan bıktım.
Ekmek kokulu o eski sabahlar çok geride kaldı,
Gurbetin ayazında,
Sahte güneşlerle ısınmak nafile.
Bu şehir üstüme yürüyor, sokaklar dar geliyor ruhuma,
Kalabalıkların ortasında, kimsesiz kalmak bir infaz.
Hangi kapıyı açsam ardında kilitli bir sağır sükût,
Kendi sesimi duvarlara çarpıp duymaktan yoruldum.
Meğer büyümek, yükü artırmak değil; her adımda ruhun o saf atlasından bir parça feda etmekmiş.
Umutları tozlu raflarda, çürümeye bıraktım.
Saçlarıma düşen aklar, yürüdüğüm yolların dumanı,
Kaderin o kör kuyusunda, bir ışık ararken tükendim.
Zemheri vurdu düşlerime, baharı beklemekten vazgeçtim,
Dallarımı birer birer, fırtınaya feda ettim.
Gözlerimde fer kalmadı, ufkumda kapkara bir sis,
Yalancı şafakların peşinde, menzil almaktan vazgeçtim.
Sırtımdaki hançer izleri, dost bildiklerimin imzası,
İnsanı insana anlatırken, dilimdeki
Lisanım tükendi,
Vefa dediğin bir masalları, anlatıp uyuttular yetim ruhumu,
Uyanıp da o acı gerçekle, her gün yüzleşmekten yoruldum..
Senin o ak sütun gibi tertemiz hayallerin vardı bana dair,
O düşleri bu kirli sokaklarda, arıymaktan utandım.
Affetmem seni, tutamadın verdiğin namertçe sözlerini,
Hayatla sonu olmayan savaştan çekildim,
İçimde bir nehir var, yatağını şaşırmış, tersine akıyor,
Kendi kendimi boğmaktan, her gece ölmekten bıktım.
Dikiş tutmuyor artık bu yırtık, söküldü dikiş yerlerimden,
Yamalı gülüşlerimi, yüzüme iğnelemekten vazgeçtim.
Gurbet sadece yollar değilmiş, insanın içindeymiş babam,
Kendime sürgün olup,
uzaklara kaçmaktan usandım.
Bir bavula sığdırdım ömrümü, ama sığmadı acılarım,
Ağır gelen bu canı, bedende taşımak artık imkansız.
Dağlar mı girdi aramıza, yoksa biz mi kaybettik yolu?
Ulaşamadığım o sılaya, uzaktan bakarken bittim.
Her mektup yarım kaldı,
her kelimem boğazımda düğüm,
Söyleyemediklerimi,
içimde büyütmekten vazgeçtim.
Bir kuşluk vaktinde, kapına gelip yığılmak vardı şimdi,
Gurbetin o acı kahvesini,
Her gün yudumlamak bir sitem.
Mevsimler değişse de, benim kışım hiç bitmedi,
Kendi karımda, buz tutup donmaktan yıldım.
Sonu gelmez bu yolların, biliyorum menzil uçurum,
Kendi sonuma doğru, sessizce yürümek bu kader.
Kapatsınlar ışıkları babam, ruhum bu karanlığa çoktan alıştı,
Dünya denilen bu gürültüde,
artık ben susmayı seçtim...
Cemre Yaman
5.0
100% (21)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.