0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
90
Okunma
Gözlerinde bir şehir uyanıyor İkra,
Bir güneş doğuyor sanki, perdeleri yırtarak,
Hangi kalem yazabilir o bakıştaki derinliği?
Hangi deniz sığabilir o duru, o billur sükunete?
Sana bakmak; bir ömrün en güzel cümlesine başlamak gibi,
Sana bakmak; bir susuzluğun, pınarı avuçlarında bulması sanki.
İnsan, bir kez daldı mı o gözlerin kuytusuna,
Bir daha çıkmak istemiyor bu dünyanın yalan kalabalığına.
Sen bir mucizesin, toprağın bağrında yeşermiş,
Bütün kışların üzerine düşen bir bahar müjdesi.
Rabbimin adeta "ol" dediği,
Melek kanatlarıyla dokunduğu bir zarafet...
Sanki gökyüzünden bir parçayı indirip,
Yeryüzüne bir hediye gibi bırakmışlar da,
İsmini "İkra" koymuşlar.
Duruşun...
Hani o hiç eğilmeyen, o rüzgarlara boyun bükmeyen,
Ama içine girince bütün fırtınaların dindiği o asalet.
Sen durdukça, zaman sanki bir yerlerde duraklıyor,
Sen güldükçe, bütün çiçekler saf tutuyor yanına.
Adımını attığın yer, bir anıt gibi yükseliyor;
İçine girdiğin oda, birden huzurla doluyor,
Ve sen, o duruşunla, dünyadaki bütün gürültüyü,
Tek bir sessiz bakışla susturuyorsun.
Senin yanın; sevgi kokan bir liman,
Sığındığım, yorulduğum, ama hiç gitmek istemediğim.
Bir yanın hüzünlü bir sonbahar akşamı kadar derin,
Bir yanın, yeni doğan bir bebeğin ilk nefesi kadar temiz.
Anlatmaya çalışsam kelimelerim aciz,
Tarif etmeye kalksam, şiirlerim yetmiyor sana.
İçimde bir yerler kanıyor, biliyorum;
Ama senin o sevgi kokan gölgen düştü mü üzerine,
Bütün yaralarım birer birer kapanıyor,
Bütün sızılarım, senin o huzur veren sesinle şifalanıyor.
Sen, yokluğu unutmuş bir evrenin anahtarı,
Sen, yeryüzüne inmiş, adı cennetle anılan o gizli kapı...
Sana bakarken bir ömür biter mi, sanmam,
Bir ömür daha olsa, yine sana bakmaya doymam.
Sen, gökyüzünün yere inmiş en parlak yıldızı,
İnsanlığın en temiz, en günahsız, en saf aynasısın.
Seni bir an gören, sanki tüm ömrünü ödüllendirilmiş sayar,
Seni bir kez anlayan, tüm dertlerini bir kenara koyar.
Ne bir yıldızın ışığı yarar seni tarif etmeye,
Ne de bir çiçeğin kokusu yaklaşabilir senin zarafetine.
Sen, eşi benzeri dünyadan çoktan silinmiş,
Rabbimin kusursuz bir fırça darbesiyle çizdiği tek esersin.
Sanki dünya dediğin, senin etrafında dönen bir sarkaç,
Sanki zaman dediğin, senin gülüşünle akan bir nehir.
Ne bir başkasıyla kıyaslanır bu asalet,
Ne de başka bir dilde yazılabilir bu mucize.
Bırak herkes kendi yoluna gitsin, varsın herkes kendi şarkısını söylesin,
Ben senin suskunluğunda, ben senin melek yüzünde kayboldum.
Söyle İkra, bu gönül senin o asil duruşunla soluklanmasın da,
Kimin uğruna, hangi dertle, hangi sevdayla yansın?
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.