0
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
123
Okunma
Dilim lâl
dudaklarımda yarım kalan bir harf, lâl;
tam söylesem, içimden bir şey düşer.
dilim sana değmeden döner yine;
eksilen hep ben olur, sen büyür, geçer.
boğazımda çözülmeyen bir düğüm, lâl;
ne yutsam, sana çıkar; geri döner.
içim kendine yer bulamaz gibi;
her yer sana doğru eğilir, söner.
yüzümde tamamlanmayan bir çizgi, lâl;
bir tarafım sürekli sana yazılır.
kendimi başka türlü denedim, yine;
her deneme sende başlayıp bozulur.
içimde kapanmayan bir açıklık, lâl;
neyle örtsem, altından sen yürürsün.
yaklaşmak değil bu, daha derin bir şey;
ben durdukça, içimde yer değiştirirsin.
ellerim alıştı dokunmamaya, lâl;
çünkü değsem, senden bir şey eksilir.
lâl kalmak, belki de tek yakınlık;
adın değmeden, içimde seslenir.
bir susuş değil bu, sana doğru eğim, lâl;
söylenmeyen her şey, sende çoğalır.
dilim döner, gelir kendi boşluğuna;
her eksiliş bende sana bağlanır.
senden vazgeçmek diye bir şey yok, lâl;
bu, bırakınca duran bir şey değil.
ben seni unutmuyorum, zaten;
unutmak bana uğramayan bir dil.
susmakla derinleşen bir iç çekiş, lâl;
tam geçecek derken, yeniden belirir.
bende sana doğru eğilen bir eksik;
kapanır sanırım içimden geri çekilir.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.