1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
121
Okunma

Bana bırak hüznü giderken,
Mutluluk olsun yanında sadece;
Sokaklar tenhalaşır, bir devir biter,
Gözlerinde o eski, o isyankâr gece,
Giderken arkanda sessiz bir yangın bırakır.
Rüzgâr, saçlarının dağılmış hatırasıdır,
Bir vapur düdüğü ağlar rıhtımda, derin,
Sen gidiyorsun, dünya artık biraz daha dardır,
Karanfil kokulu, o mahzun ellerin,
Bütün bir şehri tek bir vedaya sığdırır.
Ceketimin yakasında soğuk bir Eylül,
Biliyorum, geri dönmeyecek o yağmurlar;
Masamda yarım kalmış bir kadeh, bir gül,
Ve göğsümde vuruşunu yitiren bir duvar,
Sensizliğin uçurumunda bir başına ölür.
Bırak, gölgem silinsin ayak izlerinde,
Zaten ne varsa hayata dair, sende kaldı;
Yorgun bir martı çığlığı dudaklarımda, yine,
Bir sevda masalı değil bu, vaktinden çalındı,
Kayboluyorum işte, şehrin en son yerinde.
Git hadi, veda vakti ağır bir prangadır,
Ardından bakmam, alışkınım terk edilmeye;
Her gidiş, ruhumda açılan yeni bir yaradır,
Bana düşen, bu hüzünlü sessizliği giyinmeye,
Ve sensizliğin kör kuyusunda yaşamaktır.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.