2
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
42
Okunma

Sessizliğin dördüncü duvarında,
Zamanı öğüten o gri çarkların arasında,
Adını milim milim kazıyorum zihnime.
Bir meydan okuma bu,
Evrenin genleşen o buz gibi boşluğuna.
Ne bir pranga sesi var burada, ne de demir parmaklık,
Yalnızca geometrik bir yalnızlık benimkisi.
Köşeli odalar, yapay ışıklar ve akrebin soğuk dansı...
Seni beklemek;
Eriyen bir buz dağının kalbini dinlemek gibi.
Yorulmuyor bu sadakat,
Eksilmiyor bu hapsedilmiş gökyüzü.
Şehrin bütün neonları sönse,
Yüzyıllar bir labirent gibi üstüme kapansa da,
İçimde biriken o mutlak hatıranla,
Eskitiyorum bana sunulan bu doğrusal zamanı.
Her salise bir darbe,
Her nefes, yerçekimine karşı çekilen bir ihtar.
Buradayım.
Ve hiçbir sistem, hiçbir soyut duvar,
Seni sevmenin o yıkıcı, o dik başlı ritmini değiştiremiyor.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.