6
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
131
Okunma
Ah Lavinya!
Dağ çiçeğim, yaban sevdam...
Kırmızı gelinlik giymiş gelincik edalı sevdiğim;
Buklelerine saklanmış güneş,
Kamaşır gözlerim, bakamam güzelliğine.
Kat kat cennetlerden,
Melek kanatlarında gelen güzellik...
Şahmeran bile kıskanır güzelliğini.
İçime işler bakışların ahu dilber,
Gülüşlerine dilenciyim Lavinya.
Toy bir kısrak gibi nezafetin,
Saklamalıyım seni nazardan.
Dilek ağacına yüzlerce çaput bağladım;
Umuda sığdırdığım baharlarda seni beklerken, gelmen için.
Erik ağaçları çiçek açtı, bak!
Pervazlarda benimle yolunu gözledi kumrular;
Nil Vadisi’nden geçti, geldi turnalar,
Kanatlarında senin kokun...
Hangi hikâye anlatabilir ki seni?
Ezber gibi yapıştın dilime.
Sandığa kilitli gizli hazinem,
Korkarım incitmekten narin yüreğini.
Her hatıranda bir düğme ekliyorum umut cepkenime;
İlikleyip cebimde taşıyorum seninle olan her şeyi.
Yağmur taneleri adını fısıldar,
Damladıkça suyun halelerinde...
Saçlarında nisan rüzgârları.
Ah Lavinya!
Girdin ya hayatıma,
Yaşamak daha anlamlı artık.
Bağdat sokaklarında dolaşır deli ruhun,
Lalezârda şakıyan bülbüller gibi...
Bedevi çöllerinde yeşeren çöl zambağım,
Kadim geçmişten gelen nazlı maral;
Ateş böcekleri gibi aydınlatırsın gecenin karanlık yüzünü.
Göklerden gelen nida gibi,
Yüreğimi titretir varlığın.
Ah Lavinya!
Vuslata ermek seninle,
Ve seninle sonsuzluğa gitmek...
Seninle ecel şerbetini içmek ne güzel Lavinya.
Ah Lavinya, cennetim ol;
Cennetim ol Lavinya!
Nejla Turan
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.