2
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
346
Okunma
bahçenin bir ucundan öbür ucuna
kendi boşluğumdan belki hoşluğumdan
onun bütün beklemelerine uzanan
bütün yargıların ve yargıçların oturduğu göğsümü
ışıklarını bir bir söndürdüğüm sokak lambalarının altında nefes nefese
utangaç bir karşılığın kovaladığı
bir yaz bitkisi gibi açıyordum
akşamüstlerinin yıkılgan sessizliğinde.
yüzümde yeni doğan bir oğlak tertemizliği ve uzak
bir tohumu uyandırır biçimde bütün biçimsizliğinde sevmelerin
ve bütün biçimlerine
buluttan resim yapmak kadar çocuksu
mayhoş bir başdönmesinin bıraktığı
insan olma korkunçluğu değilse neydi?
inilebilir merdivenler bırakıyorum kulelerinden ağır ve kasvetli değil
sancılı ve şehvetli
cesaretsizim kirli bir bilmişliğin nihayetinde
acemiliğim hep bundan yırtılabilir bir belkiye yakalanmış
ne tuhaf bir paylaşılmazlıkmış bu ağrı
boynuma geçirdiği ipin hem efendisi hem kölesi
inanmak istiyorken böylesi bir kaçmaya tutkun
bir tapınak sessizliğinde ve gürültülü atlayışlar ve atlar
içimde gürültülü toynaklarını geceye vurup vurup
düşerken gürültülü inerken
böyle gidemezsin dönmenin lekesi düşmeden gömleğine
bütün ürpermelerini yağmalamadan kalbimin
bir yahudi değilse elbette öptüğüm
kımıltısız bir hazır oluş unutmanın ve unutulmanın çok çok ucunda.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.