1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
79
Okunma
Zincirlerim kalbime vurulmuştu bir zaman,
Sandım ki esaretim, meğer bir imtihan.
Her acı bir kapıymış, her yara bir ışık,
Karanlığın içinde saklıymış mutluluk.
Geceler çökerdi eskiden omuzlarıma,
Şimdi yıldızlar iner sessizce yanıma.
Ağladığım yerlerde güller açar oldu,
Kalbim ilk defa kendini duyar oldu.
Bir zamanlar kayıp sandığım her şey,
Meğer beni bana getiren bir şeymiş hey.
Kaçtıkça kendimden, yorulmuşum aslında,
Durunca anladım; huzur tam ortasında.
Zincirlerim kalbime… artık yük değil,
Beni ben yapan bir sır, bir gizli dil.
Kırılmadım, sadece değiştim içten,
Her düşüşüm kaldırdı beni yeniden.
Bir şehir düşün; bu kez ışıklar içinde,
Sokaklar umut dolu, insanlar gülüşte.
Ben o şehirdeyim artık kaybolmadan,
Kalbimi bulmuşum en derin yaramdan.
Sevda dedikleri şey sadece acı değil,
Bir tebessüm, bir dua, bir ince meyil.
Yaktıysa da içimi, külden doğmayı öğretti,
Kendimi sevmeyi bana o his öğretti.
Ey hayat, ne getirirsen getir önüme,
Artık korku yok saklı cümlelerimde.
Çünkü öğrendim en zor gecelerde,
Güneş en çok doğar karanlık yerlerde.
Ve şimdi sorarsanız bana:
“Mutluluk nedir?” diye aslında—
Mutluluk; kalbindeki zinciri çözmek değil,
Onunla dans etmeyi öğrenmekmiş, işte gerçek değil mi?
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.