8
Yorum
26
Beğeni
5,0
Puan
129
Okunma
Bir bakış ki; cam keskinliğinde
Bir çift göz, olabilir mi bu denli yaralayıcı
Bir çift sözden milyon kere fazla...
Ve sen, güzel kadın
Neden bu kadar masum bakıyorsun
Biliyorsun, bir melek kadar saf bu istila.
En masum duruşunla süzülüyorsun
Usul usul yerleşiyorsun ömrümün kıyılarına
Bir kıpırtı var gözlerinde, gözlerimi görmekten
O kadar yakın ki kalbin, kalbime çarptı çarpacak...
"Gelme, bakma, sevme, dokunma"
Demek için artık çok geç.
Rengarenksin
Ama gelişin alışılmış baharlara benzemiyor
Başımı kaldırıyorum semaya
Yıldızlara çarpıyor mahcup ellerim
Soğuk kış gecesinde üşüyorsun
Ansızın, bir kor gibi geceme düşüyorsun.
Varlığın, zamanın üzerine çekilen bir perde
Bakışın, ruhumdaki buzları çözen o gizli el
Gözün gözüme ilişmesin demek için çok geç
Zira sen bakarken gözlerime
Saatler, günler, seneler hükmünü yitiriyor.
Gözlerimin önünde koca bir mevsim geçiyor
Ve nihayet tüm ihtişamıyla geliyor
O çok beklenen, o hep geciken bahar
Artık ne kışın ayazı kalır bende,
Ne de saklandığım o loş kuytular.
Seninle değişti iklimim
Dağıldı zihnimdeki o ağır uykular
Bir mühür gibi vurdun masumiyetini
Ruhumun en ücra, en kimsesiz yerine
Sanki bin yıldır bu anı beklemiş gibi
Durdu dünya, sustu içimdeki fırtına
Adını anmak, bir duayı tamamlamak gibi şimdi
Eskiden korktuğum o bakışların
Şimdilerde sığındığım tek liman
Varsın geçsin seneler, varsın bitsin ömür
Gözlerinin aynasında durulmuşken zaman
Ben o cam keskinliğinde kaybolmaya razıyım
Yeter ki sen, o masumiyetinle kal
Öylece bak, öylece sev, öylece dokun...
Zira bu bahar, bir mevsimlik değil
Bir ömürlük sürgünmüş kalbimden kalbine
YEŞİLIRMAK
5.0
100% (17)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.