5
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
114
Okunma
BU NEYİN GERÇEĞİ?
Bir çocuk…
Daha dün sırada gülüyordu belki.
Defterinin arasında yarım kalmış hayaller,
Silinmemiş bir çocukluk kokusu vardı.
Bugün bir okulun içinde
Kurşunların sesi yükseldi.
Bir zil çaldı mı bilmiyorum…
Ama bir sessizlik çaldı bu gün.
Koridorda yankılanan ayak sesleri değil
Korkunun kendisi dolaşıyordu aralarda.
Söyleyin…
Bir çocuğun eline bu ağırlık nasıl verildi?
Bir çocuğun kalbine
Bu karanlık nasıl yerleşti?
Bir öğretmen vardı…
Tahtayı silerken değil,
Çocukların önüne siperken öldü.
Ders anlatırken değil,
Hayat kurtarırken sustu.
O an… sınıfın içi artık sınıf değildi,
Bir ülkenin kırıldığı yerdi.
Ey dünya!
Bir okulun kapısı
Neden artık güvenli değil?
Bir çocuğun sesi
Neden artık korkuyla karışıyor?
Kim koydu o çantaya
silahı, şiddeti, öfkeyi?
Kim büyüttü bu sessiz çığlığı
Taşana kadar?
Ben hâlâ o sıraların içindeyim gibi…
Bir kalemin düşüşünü duyuyorum,
Ama kimse duymuyor.
Bir okul sustu bugün…
Bir öğretmen düştü…
Bir gelecek yaralandı.
Ve biz biliyoruz:
Bu sadece haber değil.
Bu bir çöküşün aynası.
Ama unutmayacağız.
Çünkü unutmak,
Yeniden yaşanmasına izin vermektir.
Ve bir gün…
Okullar yeniden korkusuz olacaksa,
Bu sessizliği kıran kelimeler sayesinde olacak.
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.