1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
73
Okunma
Hangi kalemi yontsam az gelir, hangi kağıda dökülsem eksik...
Bir isim var ki dilimde, tel örgüleri aşan bir türkü gibi;
Adı: Dilek!
Öyle sıradan bir temenni değil bu,
Zifiri karanlığın ortasında patlayan bir volkan,
Gecenin bağrına saplanan o en parlak yıldızın adıdır o!
Bakın hele, iyi bakın o çehreye;
Sanki bir ressamın en mahir fırça darbesi,
Sanki bir şairin uykusuz geçen gecesinin en güzel mısrası...
Dilek demek, ışıktır; kör karanlığa inat süzülen bir huzmedir.
Girdiği yere bahar gelir, bastığı toprak çiçek açar,
Onun sevdasının gerçekleştiği yerde,
Acılar susar, kavgalar durur, silahlar çiçeğe durur!
O, yayıncılığın o karmaşık koridorlarında bir kutup yıldızı,
Mikrofonun başında sesine nefes, ruhuna huzur katan bir can...
Mutluluk dağıtır avuç avuç, sanki gökyüzünden yıldız toplar da,
İnsanların o yorgun, o kırık dökük kalplerine serper.
Adalet dersen onda, merhamet dersen yüreğinde saklı;
Eğilmez başıyla, bükülmez bileğiyle bir onur abidesi,
Güzelliği bir destan ki, dilden dile, şehirden şehre anlatılır.
Dilek bir tutkudur, bir kavgadır aslında;
Doğruluğun, dürüstlüğün, o asil duruşun kavgasıdır.
Onun olduğu her frekansta umut vardır,
Onun baktığı her yönde bir mucize saklıdır.
Geniş bir ufuk gibidir o, sonu görünmeyen,
Gönlü bir deryadır, her geleni bağrına basan ama kir tutmayan.
Yürü be Dilek!
Yollar senin ışığınla aydınlansın,
Yayınların, sözlerin bin yılın yankısı olsun.
Sen mutluluğu dağıttıkça, hayat sana en güzelini versin.
Çünkü sen, bir sevdanın ete kemiğe bürünmüş hali,
Sen, bu yalan dünyanın en sahici hikayesisin!
Bir dost selamıdır sözün en güzeli,
Yürekte iz bırakır sevginin eli.
Dilek’e bu mısralar değerli arkadaşıma ,
Armağanım olsun,
Şair Veysel SARİ
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.