0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
114
Okunma
Ne faydası var artık bu saatten sonra gecikmiş itirafların?
Fırtına kopmuş, dalgalar kıyıya vurmuş, geriye sadece tuzla buz olmuş anılar kalmışken…
"Olsun" diyorsun, sineye çekiyorsun da içindeki o sessiz çığlığı nereye sığdıracaksın?
Her şarkıda bir teselli aramak, her ritimde biraz daha eksilmek nafile artık.
Görüşmek üzere ayrılan yolların, el sallamadan gidenlerin arkasından bakmak ne zormuş.
Tüm zemberekler boşalmış, zaman kendi bildiği yöne akıp gidiyor.
Ne söylesek eksik, ne yazsak yarım...
Yine de bu sayfalarda adın geçecek, bu sitemler tarihe birer çentik gibi atılacak.
Çünkü fırtınalar kopsa da, mevsimler dönüp dolaşıp o en sert ayaza çıksa da,
İnsanın içindeki o sönmeyen ateş, en derin zemherileri bile eritmeye yeter.
Kırılan umutların heba olan emeklere karıştığı bu izbe sokaklarda,
Adım başı bir hüzün, adım başı nafile bir bekleyiş büyüyor içimde.
Ne faydası var artık pencereleri sonuna kadar açmanın, gelen yok ki poyrazdan başka?
Ben var ya şimdi, bu akşam yine kendimle yüzleşirken o eski masada,
Avucumda biriken hayal kırıklıklarını birer birer savuruyorum karanlığın bağrına.
Kitapların sayfaları arasında sararıp solacak belki bu feryadım,
Belki bir yabancının gözlerinde yaş olacak, belki de hiç okunmadan tozlanacak;
Ama yine de "olsun" diyorum, varsın tek bir ruh duymasın bu sessiz fırtınayı,
Biz yangınları kalbinde taşıyanlar, küllerimizden yeniden doğmayı iyi biliriz!
Zamanın zembereği kopmuş gibi akıyor ömür, durdurabilene aşk olsun...
Her veda bir öncekinin gölgesi, her giden bir sonrakinin habercisiymiş meğer.
Kulağımda çınlayan o eski nağmeler bile teselli etmeye yetmiyor bu yorgun ruhu,
Bir telefon sesine gizlenmiş o koca dünya, şimdi uzak bir limanın silik ışığı gibi...
Ne faydası var geç kalınmış baharların, dallarımız kırıldıktan sonra açan çiçeklerin?
Söyle sen herif, hangi mevsim geri getirir kaybolan o ilk masumiyetimizi?
Dökülen yapraklar gibi savrulduk işte zamanın acımasız koridorlarında;
Bir zamanlar omuz omuza durduğumuz o koca dağlar bile eridi, yok oldu!
Şimdi tamamen sustum; kelimeler hükmünü yitirdi, kalem kâğıda küstü bu gece.
Ne söylenecek tek bir söz kaldı ardında, ne de aralanacak bir vuslat kapısı.
Yıkılan bu kentin en zifiri sokağında, kendi gölgeme sarılıp çekiliyorum köşeme.
Varsın bu sevdadan geriye çorak bir feryat, ağır ve dilsiz bir sessizlik kalsın.
Ben ki en büyük yangınları göğsünde söndürmüş bir şairim;
Kendi külümden yeniden doğar, adını da bu son mısrayla tamamen mühürlerim!
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.