25
Yorum
39
Beğeni
5,0
Puan
366
Okunma

Yarım yamalak anlattığım ne varsa dile gelmez artık,
Yolculuklar...
Daha başlamadan biten o kör çıkmazlar ruhumun en derin yarası.
Yüküm ağır; heybem dert dolu, sığmıyor taşmış;
İçimde söylenmemiş her ne varsa, birer mezar kazısı işte.
Gözbebeğimde büyüttüğüm o sessiz bekleyiş...
Asırlar geçse de eskimeyen, nöbeti bitmeyen bir sızı bu.
Gidişlerin ardında o çocuksu dönme telaşı saklı ya,
Yıkılmış limanlarımın dumanı üstünde son enkazıdır..
Zemheri işliyor iliğime, bu nasıl bir unutulmazlık?
Gündüzün hengamesinde saklanıp gece olunca devleşen bir gölge gibi...
Zamanın çarkına takılmış o kırık yelkovan... ruhum tıpkı onun gibi,
Hiç tamamlanmayacak, dinmeyecek bir ayazın tam ortasıdır.
Umut dediğin sadece bir titreyişten ibaretmiş meğer,
Kiminle gittiğim değil, kimde eksik kaldığım yakıyor asıl bağrımı.
Küllerin içinde bir parça fer aramakla geçti koca ömrüm;
Duyulmayacak seslerimin rüzgârda savrulan o son avazıdır..
Sesimin yankısında kaybolduğum bu ıssızlıkta,
Bitmiş olan değil de, ucu açık kalan o acı daha çok yer kaplıyor.
Gözlerimi her yumduğumda dikilen o belirsiz gölge,
Kaçtığım gerçeklerin yüzüme çarpan o sert şamarıdır.
Boğazımda düğümlenir dökülemeyen sitemler,
Sükût artık bu yarım ruhun tek sığınağı, tek dili.
Yolun yarısında durup geriye bakmanın o yorgunluğu...
Ne varabilen ne dönebilenlerin o amansız çıkmazı.
Saniyeler içine sığdırdığım o gitme kararları...
Hayalini kurduğum limanlar şimdi birer yangın yeri sanki.
Pusulasız adımlarım kaybolmuş vazgeçiş haritasında,
Kendi ateşinde kavrulan bir yanışın garip hazzıdır bu.
Tuzla ovulmuş yaralar gibi sızlar kağıttaki her bir satır,
Dünya sağır, kimse duymaz bu içimdeki fırtınayı.
Vedanın sığmadığı o uçsuz bucaksız boşlukta,
Eksik yanımla barışmaya çalışmak... ömrün en zor enkazı.
Viran bir fasıldır artık her akşam kapımı çalan,
Gitmeyi beceremeyenlerin dilinde pelesenk o yalanlar.
Bakışlarımın gölgesinde hapsolmuş yorgun ruhun sancısı,
Kendi kuyumda yeni uçurumlar kazmanın o delice hızıdır.
Eski resimlerin rengi solmuş, yüzler silinmiş hafızadan,
Hayat meğer yarım bıraktıklarımın ağır bedeliymiş sadece.
Dikiş tutmayan yaralarla uyanmak her sabaha,
Geleceğe sırt dönüp geçmişe prangalanmanın sızısıdır bu.
Üstüme sinmiş o bitmemişliğin acı kokusu...
Kimse bakmaz benim kendi içimde verdiğim o koca savaşa.
Limanlar suya gömülmüş, rıhtım karanlığa teslim,
Dönme hayallerim fırtınada savrulan birer kum yazısı artık.
Son sözü mühürleyememenin o tarifsiz, kor ağırlığıyla,
Kapanır yollar, o meçhul yanımla yine baş başa kalırım.
Hikâyeler yarım kalsa da nar-ı ateşin koru kalır kalbimde;
Söküp atamam bu kederi, alnımın en silinmez yazısıdır.
Cemre yaman
5.0
100% (26)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.