0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
93
Okunma

Ben küçükken bir bez bebeğim vardı.
Annem dikmişti. Kumaşı eski bir perdeden, saçları sarı iplikten… gözleri de tam simetrik değildi.
Ama ben ona her baktığımda eksik bir şey görmezdim. Çünkü ben onu sevince, kusurları kaybolurdu.
Mahalledeki diğer kızların parlak, konuşan oyuncakları vardı. Benimkini pek beğenmezlerdi.
“Bu mu senin bebeğin?” derlerdi.
Ben de hep aynı cevabı verirdim:
“Evet… ama siz anlamazsınız.”
Çünkü bazı şeyleri herkes anlayamaz.
Bazı şeyler sadece sevene güzeldir.
O bebeği kimseye vermezdim. Kırılır diye değil sadece… değerini bilmezler diye. Çünkü ben, bir şeyi korumanın sadece saklamak değil, doğru elde tutmak olduğunu o yaşta öğrenmiştim.
Yıllar geçti.
Ben büyüdüm.
Ama o bez bebek… içimde kaldı.
Sonra seni tanıdım.
İlk başta fark etmedim aslında. Sen de herkes gibiydin. Öyle çok iddialı, çok gösterişli değildin. Ama bir şey vardı… içime dokunan. Tıpkı o bez bebeğe ilk sarıldığım an gibi.
Ve ben yine aynı şeyi yaptım.
Seni herkesten farklı sevdim.
Eksiklerini gördüm, ama sorun etmedim.
Kırılgan yanlarını fark ettim, ama sakladım.
Hatta bazen senin yerine ben toparladım seni.
Çünkü ben… sevmeyi böyle biliyordum.
Bir şeyi gerçekten seviyorsan,
Onu olduğu gibi kabul edersin.
Ama şunu geç fark ettim:
Herkes, sevildiği gibi kalmıyor.
Sen değiştin.
Yavaş yavaş… sessizce…
Benim sana baktığım yerden bakmamaya başladın.
Ben seni korurken, sen beni umursamamaya başladın.
Bir gün, çok basit bir anda anladım her şeyi.
Ne kavga vardı, ne büyük sözler…
Sadece senin gözlerinde,
Benim sana baktığım o değer yoktu artık.
İşte o an…
Çocukluğum geri geldi.
O bez bebeği hatırladım.
Onu nasıl sakladığımı,
Nasıl kıymet verdiğimi…
Sonra şunu fark ettim:
Ben seni, o bez bebek gibi sevmiştim.
Ama sen…
Beni öyle sevmemiştin.
Belki de mesele buydu zaten.
Ben birine değer verirken,
Onu “eşsiz” yapıyordum.
Ama herkes, o değeri taşıyacak kadar derin olmuyordu.
Sen gittin.
Bu sefer peşinden koşmadım.
Çünkü ilk defa bir şey değişti içimde:
Ben seni kaybetmedim.
Ben sadece…
Yanlış birine verdiğim değeri geri aldım.
Şimdi aynaya baktığımda
O küçük kızın gözlerini görüyorum hâlâ.
Elinde bez bebeğiyle…
Ama bu sefer daha güçlü.
Çünkü artık biliyor:
Bir şeyin değerli olması için
Herkesin onu sevmesi gerekmez.
Ve bir kadının sevilmeye değer olması için
Birinin onu fark etmesi şart değildir.
Ben…
Sevilmeye değer bir kadınım.
Bunu anlamak için
Birinin kalmasına değil,
Gitmesine ihtiyacım varmış.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.