11
Yorum
32
Beğeni
5,0
Puan
184
Okunma

Şimdi zaman gözyaşı nefeslerini estiriyor
Bir kor ki alev alev yakıyor tüm çiçekleri
Sadece bir papatya şimdi avuçlarımda
Gözyaşlarımla beslenmişti benim çiçeğim
Damla damla akıttı acıyı taa ki içime
Yokluğun hüzünle dizili ateşli bir kolyedir boynumda
Şimdi güneşin ardındaki gözlerin bir silah gibi
Ne zaman ki uykuya dalsa vurur gözlerimi
Hayallerimde saklı olan sarayımdaki SEN
Anahtarı kayıp hasretin dolu bir mahzende
Beyaz bir güvercin hapsedilmişim penceresi yok
Bir türkü gibi şehrinden özgürlük şarkısı gerek
Dudaklarınla hadi ıslık misali kavuşmalara dair
Şarkımızı söyle yağmurlar eşlik edecek göreceksin
Yorgunum tükeniyorum artık gel desen ya
İnan ıslanmadık hücrem kalmadı aşkınla
Kavuşmaya dair hergünüm heyecanlarla
Dopdolu nöbetlerindeyim eksiksiz ardında
Binlerce kez yokluğuna rağmen mutluyum
Neden diye sorma dilim isminle kelepçeli
Sevgim sende ömürlük sürecek bir tutuklulukta
Bahçelerimde erimez soğuk nefesinle örülü
Bu mutluluk serüvenin özeli SENSİN çünkü
Aldığım nefesin mecburiyeti gibisin
Sadece sana M E C B U R U M
İstanbul’u özel yapan galata gibi
Yokluğunda maziye iz bırakmalı sana sevgim
Sana olan bu tutkum bu bekleyişin
Bir ismi olacak ülkende devrim yaratacak
Karanlıkta kalmayacak tarih gibi anlatılacak
Biliyorum yokluğundaki hasretin bana DİKTATÖR olacak
Asla vazgeçmeyecek bu kalp yolunda olacak
Şiir kitapları durmadan sana sevdamı yazacak
Sana özel kağıtsız gönül matbaalarında
Cilt cilt basıyorum senli tüm hasretliklerimi
Seni beklerken döküldü saçımın siyah boyası
Duvarlarım kar beyazı düşlerinin bitişlerinde
Gün batımıyla suya yansıyan yüzünle
Yalnızlığımla yalınlığım arasında bir davasın
Gel tek celsesinde idamla verilmesin hükmüm
Gel ki tarihte takvimler bizi göstersin aşk diye
Gel ki tüm sokaklara adımız verilsin
Öyle gel ki vurulduğum gözlerinde UYANAYIM...
Erhan Çuhadar
5.0
100% (22)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.