16
Yorum
36
Beğeni
5,0
Puan
255
Okunma

Gönlünü han eyleyenin kapısı her an açık kalır
Ziyaretçisi eksilmez dert yükü omzuna kalır
Her gelen bir parça çalar giden hep ahını alır
Vefa beklerken yürek sükûtun içinde bunalır
Bin yıllık bir hasretin gölgesi üstünde sallanır
Sevenin yazgısı budur her gece yeniden ballanır
Ruhunu emanet edenin yaşamı her dem telef olur
Kalp kapısında her taşın harcı gözyaşıyla yoğrulur
Aşk nârıyla yananın hükmü geçmez zamana
Kadere körü körüne inananın dili lâl olur
Gözler bir muamma çözmek istedikçe batar
Geceler uykuyu bir hayalin ardına katar
Sessiz geçen her günü ölmüşler safına atar
Bir bakış uğruna yürek bin cehennemde yatar
Aşkın zehrini içip bal niyetine ciğer yutar
Bir fısıltı gizlenmiş sararmış yapraklarda
Hangi dua saklıdır açılmayan dudaklarda
Hasret mührü vurulmuş en uzak şafaklarda
Ruhlar esir kalmış sevilenin dar sokaklarında
Harcandıkça çoğalır kalbin o gizli hazinesi
Duyulur her mısrada ayrılığın o gür sesi
Kesilir bir bakışla ömrün o tatlı nefesi
Gönül bir kuş misali kırmaz bu altın kafesi
Aşkın o mağrur hali yiğidin en büyük efesi
Vurgun yemiş yüreğin dinmez asla gailesi
Ziyaretçisi çok olur gönlün han mülkü ise eğer
Kalpten umutları alanlar bilmem ki dünyaya ne der
Aşkın kör kuyusunda kaybolur gider tüm emeller
Tutunacak dal ararken boşa çıkar o tüm eller
Kurur gider vuslat akmaz olur o gür seller
Yedi kat göğün altında bir gül bahçesi
Bin yıllık bir sabırla bekleye bekleye yoruldu
Kendi içinde değil senin derdinde doğruldu
Gönül her defasında yine sana savruldu
Varamadı bir türlü vuslatın mutlu burcuna
Seni sevmek bu canda sönmeyecek bir meşaledir
Aşk ki bu yaraya dermanı olmayan kaledir
Sözlerin birer mızrak vurduğu yer hep laledir
Gönül han oluşu bitmeyecek bir havaledir
Varlığın bu dünyada görülen en güzel haledir...
Erhan Çuhadar
5.0
100% (24)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.