13
Yorum
29
Beğeni
5,0
Puan
228
Okunma

Uğultulu Sarnıçta Kül Kedisi
Kamaşmış gözlerde kentin o uğultulu ağrısı
Nasırlı bulutların ucunda asılı kalmış vakti
Kendi kıyısından taşan o hırçın o kekre nefesi
Avuçlarımda saksıda büyüttüğüm bu ateşi
Mıhlandığım ırmağın ortasında dilsiz bir kül kedisi
Düğümledim ruhumu kelebeğin en son busesi
Kuytu bir sarnıçta boğulur dilsiz rüzgârın sesi
Zamanın çarkına sıkışmış inleyen bir nefes gibi
Ruhumda yankılanır geçmişin o soluk gölgesi
Hangi günahın bedeli bu hangi aşkın kefesi
Susar her şey sadece bu sızının kanlı gecesi
Kalbimdeki çentiğe çarpar her bir hayalin sesi
Nasırlı bulutlar ağlar gökyüzünün ıslak feryadı
Her damla yüreğime dökülür dindirmez inadı
Hangi yağmur temizler bu paslanmış dünyayı
Unutulmuş bir şarkının yarım kalmış son adı
Kendi kıyısından taşan nehrin yorulmaz coşkusu
Her dalgada aşındırır taşlaşmış sükutu
Bu yangının alevi sonsuzdur yoktur ucu bucağı
Ruhumu kelebeğin kanadına yükledim son ahı
Bir ömürlük sızıdır bu yüreğimde en derin cerrahı
Avuçlarımda saksıda büyüttüğüm bu hırçın ateş
Her an yakmaya hazır hiç sönmez sanki bir güneş
Hangi rüzgâr dağıtır içimdeki sesi
Ömürlük sızıdır bu yüreğimde en derin gizli keşifi
Hangi uçurumun kenarındayım kimsenin yok bilgisi
Hangi rüyanın kurbanıyım hangi hayatın bu sergisi
Mıhlandığım o ırmakta dilsiz bir kül kedisi gibi
Ömürlük sızıdır bu yüreğimde en derin gizli keşifi
Hangi mısra anlatır bendeki bu sessiz gidişi
Kalbimdeki çentiğe çarpar her bir hayalin sesi
Ah taktım ömürlük kalbime geçmez sızının çentiğini...
Erhan Çuhadar
5.0
100% (18)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.