1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
153
Okunma

Ben…
Kendi cenazemi gördüm bugün.
Tabutun içinden dışarıyı izledim.
Kim gelmiş, kim gelmemiş… kim gerçekten üzülmüş, kim sadece görünmek için oradaymış… hepsini gördüm.
Toprak atılırken üzerime,
bir tek şey ağır geldi…
Unutulacak olmak.
Çünkü biliyordum.
Daha kırkım çıkmadan…
Adımın bir köşeye bırakılacağını.
Oysa ben…
Kötü bir adam değildim.
Kimsenin ekmeğine göz dikmedim,
kimseyi yarı yolda bırakmadım.
Sevdiğimde tam sevdim,
kırıldığımda sustum.
İçimde kopan fırtınaları,
kimse üşümesin diye sakladım.
Birine yanında olduysam,
kendi yükümü bile unuttum.
Ama işte…
İyi olmak yetmiyormuş.
Cenazemde fark ettim bunu.
Bazıları başını eğmişti,
ama kalpleri başka yerdeydi.
Bazıları dua ediyordu,
ama aklında yarın vardı.
Ben ise ilk kez…
gerçekten yalnızdım.
En çok da şu canımı yaktı:
Hayattayken bir kez sarılmayanlar,
tabutumun başında en çok ağlayanlardı.
Keşke dedim…
Keşke ben hayattayken gelseydiniz.
Bir çay içseydik,
iki kelime etseydik.
Ben anlatmazdım belki derdimi…
Ama siz anlardınız.
Anlamak istemiş olsaydınız…
Şimdi susuyorum…
Ama içimde bağıran bir gerçek var:
İnsan, öldüğü gün değil…
Unutulduğu gün gömülür aslında.
Daha toprağım kurumadan,
hatıralardan silinmenin sesini duydum.
Bir gün yolunuz düşerse mezarıma,
Taşımda yazanı değil…
Benim sustuklarımı okuyun.
Çünkü ben…
Yaşarken anlatamadım kendimi…
Ölünce de kimse duymadı.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.