2
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
166
Okunma
Daha önce yazdığım Puduhepa başlıklı şiirimden esinlenerek kaleme aldığım yapacağım bir etkinlik programında metin olarak kullanmayı tasarladığım bir şiir çalışması önceki şiirin linkini hem buraya hem de yorum kısmına bırakıyorum.
www.edebiyatdefteri.com/siir/1699955/puduhepa.html
Üç bin yıl önceden gelen o kadim ses.
Tanrıça Hepat’ın kızı, Hitit’in güneşi...
Beni sadece tahtın yanında değil, hayatın tam kalbinde görün.
topraktır, ilk tohumdur kadın.
Ben Kizzuwatna’da doğdum, Anadolu’yla büyüdüm.
Sadece bir krallığı değil, adaleti ve barışı doğurdum.
Elimdeki mühür, bir kadının dünyaya vurduğu silinmez damgadır.
kadın; üretendir, ilmek ilmek dokuyandır.
Savaşın ortasında barışı,
Karanlığın içinde yarını fısıldadım.
Mısır’ın devlerine kafa tutan o imza,
Bir kadının zekasından süzülen en büyük zaferdi.
gelecektir, bitmeyen umuttu
Ben sustuğumda tarih durur, ben yazdığımda dünya değişir.
Dün Hattuşa’daydım, bugün buradayım;
Ürettiğiniz her değerde, kurduğunuz her hayalde yaşıyorum.
Bakın bana...
Ben Anadolu’yum, ben bereketim, ben mühürüm.
Ben Puduhepa...
Dün olduğu gibi, yarın da kadının gücüyle parlayacak bu dünya!"
25 Mart 2026
Murat Canbolat
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.