2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
139
Okunma
Sokaklar senin suskunluğundan örülmüş bir kefen gibi,
Ve sen hâlâ nefes almayı yaşam sanıyorsun.
Bir çağın omuzlarında taşınıyor yorgunluğun,
Adını koyamadığın bir ağırlık var göğsünde
Oysa bu, bastırılmış hakikatin çığlığıdır.
Sana “sabret” dediler,
Sabrettin.
Sana “unut” dediler,
Unuttun kendini.
Bir çocuk ağlıyor bir köşede,
Gözleri geleceğin yetimliğiyle dolu
Ve sen telefonun ışığında uyuyorsun,
Kendi karanlığını aydınlık sanarak.
Ey halk!
Seni uyutan ninniler kutsal değil,
Seni susturan düzen kader değil.
Zincirlerini “yazgı” diye yutturdular sana,
Sen de boynundaki demiri dua gibi taşıdın.
Oysa hakikat,
Konforlu yalanların düşmanıdır.
Ve uyanmak,
En büyük isyandır insana karşı kurulan tuzağa.
Kalk!
Kendi sesini tanı önce
Çünkü en çok kendi sessizliğin öldürdü seni.
Kalk!
Toprağın altında çürüyen umutlarını çıkar,
Onları yeniden yeşertmek için
Bir damla cesaret yeter.
Bu çağ,
Uyuyanların çağıdır belki.
Ama bir tek uyanan,
Bin yıllık karanlığı yırtabilir.
Ve sen,
Eğer gerçekten insansan
Artık susma.
Bu karanlığa.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.