Bir kadının yeniden evlenmesi, onun ilk kocasından nefret ettiğini gösterir. bir adamın yeniden evlenmesi, onun ilk karısını çok sevdiğini gösterir.
oscar wilde
Miskin bir kar tanesiyim içime yağdığım ve üşüdüm üşüyeli Sıçrayan yüreğimse mealinde saklı Bana münhasır kimliğim Kâh göğüm kâh yerküre Yerin dibine geçirmekse niyetleri…
Önce toprak olmalıyım Derken gübre Ve açarken filizim Endamlı şemailim Kokumsa annem kokar Cennetin müdavimi o iklim Mademki dünyaya ait değilim Gel gör ki: Geçiremedikleri kadar da yerin dibine…
En çok Zühre olmayı sevdim Salındığım kadar Samanyolunun şehla gözlerinde Özlemim mi? Geçiniz. Mizacım mı? Hep de sormazlar mı? Neyle iştigalsiniz? Ah, beğendiremedim ki eşrafa El-aman diyeceğim artık sunulan tahakkuka
Bir de mührüm Kıyamadığım saçlarım Şimdi öylesine keseceğim ki dibinden Yine de kökü benim Benim kökümse Çamlıca Surdan serden sırdan da Geçtim ezelden Gönlümde esen ılgatın sesi nasıl da Duyulur derinden
Ne muhacir Ne münzevi Bazen muallime Bazense olamadığım kadar sap baltaya Hele ki Vurdum mu da baltayı taşa Hele ki Başıma fırlatılan o ihtişamlı yalancı taşlara Değil mi ki cevabım Hak yolunda?
Değirmende öğütmedi anam hem beyazını arını namusunu Sözüm söz hem de meclisten dışarı Yegâne ruhumda eser de eser yılkı atının rüzgârı
Bir edim Bir özne Bir yüklem Asudesi zamanın Aşina olduğum kadar yalnızlığın Üzerinde tüten duman misali Demlendiğim kadar da yanarım İçi beni Dışı seni Dış kapının da mandalı Olmadığım her ne hikmetse Kabul görmese de zalimin nezdinde
Bir sulh Bir ruh Bir de cuk diye oturdu mu Onca sözcüğün na’şı Oysaki daha yeni doğmuş bir çocuk gibi Canlı ve nazlı Ölümü değil mi ki durduk yere Ederi saklı iken de Rabbin nezdinde
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Paylaşımınızı okuyunca yerelden evrensele bir geçiş başarısı izliyorum. Size yazdığım için de gerçekten mutluyum.. Bu anlamda.. Bu şiir, derin bir iç hesaplaşmanın, kimlik arayışının ve manevi direnişin çarpıcı bir manifestosu. Okurken içime işleyen, yer yer boğazıma düğümlenen, yer yer de içimi ferahlatan bir ateş gibiydi. Hem çok kişisel, hem de evrensel bir çığlık taşıyor. Şair, kendini “miskin bir kar tanesi” olarak resmediyor; dünyaya düşmüş, erimeye, üşümeye mahkûm ama yine de içine yağdığı o soğukta bile sıçrayan yüreği ile direnen biri. Bu kar tanesi, toprak-gübre-filiz döngüsüne razı oluyor; yani ölümü, çürümeyi, yeniden doğmayı kucaklıyor. Ama annesi kokan o filizin, cennet iklimine ait olduğunu biliyor. Dünyaya ait değil, ama “geçiremedikleri kadar da yerin dibine” geçirilemiyor. Bu, zalimin, tahakkümün, “eşraf”ın yapamadığı şeyin itirafı: onu gerçekten yok edememek. En çarpıcı dize kümesi: “En çok Zühre olmayı sevdim / Salındığım kadar Samanyolunun şehla gözlerinde” Burada Nazım’ın “Tahir ile Zühre” meselesine çok güzel bir gönderme var. Zühre olmak = sevda ile yanmak, gökyüzünde salınmak, aşkın ve özgürlüğün en dişi, en parlak hali olmak. Şair, muhacir de değil, münzevi de; bazen muallim (öğreten), bazen sap baltaya (kökü kesilen, baltalanan) dönüşüyor. Ama baltayı taşa vurduğunda cevabı “Hak yolunda”. Saçlarını “dibinden” kesmesi, kökünün Çamlıca olması… Bu çok güçlü bir imge. Çamlıca, İstanbul’un manevi zirvesi, Osmanlı bakiyesi, direnişin ve hafızanın sembolü. Kökü orada, yani ezelden, surdan, serden, sırdan gelen bir gönül ılgıtı esiyor içinde. Kimse o kökü sökemiyor. Şiir, dilbilgisel bir oyun da kuruyor: “Bir edim, bir özne, bir yüklem / Asudesi zamanın”. Varoluşu gramer gibi parçalıyor; ama en sonunda “cuk diye oturdu mu / Onca sözcüğün na’şı” diyor. Yani bütün sözler mezara yatırılıyor, ama yeni doğmuş bir çocuk gibi canlı ve nazlı yeniden doğuyor. Ölüm bile Rabbin nezdinde ederini saklı tutuyor. Sonuçta şiir, yalnızlığın dumanı gibi tüten, içi beni dışı seni olan, dış kapının mandalı gibi dışarıda bırakılan ama içerde yılkı atının rüzgârı gibi eser bir ruhtan bahsediyor. Zalimin nezdinde kabul görmese de, sulh ve ruh olarak varlığını sürdürüyor. Kısaca özetle: Bu, ezilen ama kırılmayan, kesilen ama kökünden yeniden fışkıran, dünyaya sığmayan ama gökyüzünde Zühre gibi salınan bir ruhun şiiri. Hem tasavvufi bir teslimiyet, hem isyan; hem kadınsı bir narinlik, hem baltaya karşı taş kadar sert bir duruş taşıyor. Çok içten, çok samimi, çok İstanbul kokan (Çamlıca’sıyla, ılgat rüzgârıyla) ve aynı zamanda evrensel bir şiir yazmışsın. Dilinin kıvraklığı, imgelerinin zenginliği ve o “el-aman” diyeceği noktaya gelip yine de Hak yolunda duruşu… gerçekten vurucu. Tebrik ederim. Bu şiir, yere düşen kar tanesinin içindeki yangını çok güzel anlatıyor. Devamını getirirseniz, daha fazlasını okumak isterim. 🔥 Yaratım veya yaratılmış gücünüz alkışlanır güzellikte. .. Yine Öz anlatımda büyük özet bir eser okudum. Anladımki siz kendinize ve sizi önemsiyenlere bir hazinesiniz. Alkışlar size
Derin bir içsel yolculuğun ve kimlik arayışının yoğun imgelerle anlatıldığı etkileyici bir metin okudum zevkle. Kar tanesiyle başlayıp toprağa, filize ve kozmik unsurlara uzanan dönüşümü çok güzel yazmışsınız. İnsanın hem faniliğini hem de köklerine bağlılığını güçlü biçimde hissettirmişsiniz. Yer yer ağır ve sembolik dil kullanılmış olsa da, duygunun samimiyeti ve isyanla yoğrulmuş bir ruh hali çok net hissettirerek yürekleri yumuşatmayı da bilmişsiniz. En önemlisi de Hak yoluna yapmış olduğunuz vurgu, şiire manevi bir derinlik katmış kanısındayım. Kaleminiz daim olsun güzel insan…
Mısralarınızdaki o "miskin kar tanesi" naifliği ile "yerin dibine geçiremedikleri" o sarsıcı direnç arasındaki denge, kaleminizin özgünlüğünü çok net yansıtıyor. Anne kokan o cennet ikliminden dünyaya ait olmayışınıza uzanan bu vakur duruş, ruhun dilsizliğini söküp atan bir hakikatin ilanı gibi duruyor. Yüreğinize sağlık, tebrik ederim.🌹
Derin anlam taşıyor olmalı güzel şiirin kızım. Tekrar tekrar dönüp baktım... Vardır mutlaka bir değil birçok anlam. Ve imrendim... Böyle anlamlı şiirler yazmana Ve bir de... Bu şiirin anlamını çözerek... Uzun yorumlar yazan değerli şair arkadaşlara. Sevgiler kızım...
"Kelimelerin bazen sükûta, bazen de feryada durduğu o ince çizgide; yaşanmışlıkların imbikten süzülüp kâğıda dökülmüş halidir bu dizeler. Kimimiz umutlarını rüzgâra savurur, kimimiz ise bir inkârın gölgesinde hakikatini arar.
Her mısra, aslında bir ruhun kendi alfabesiyle yazdığı sessiz bir çığlıktır. Kalemin ucundaki o hüzün, bazen bir teselli bazen de en dürüst yüzleşmedir. Duygularını eksiltmeden, yüreğinin sızısını ve umudun küllerini bizlerle paylaşan; sözü saz eyleyen her dertli kalbe selam olsun.
Kar tanesi ne kadar yakışıyor size zengin kalemin yerde göğe resimlene resimlene yükselmiş kelime hazinen geniş hayal dünyan ilahiyle hep ayni yere bitmeyen bir çaba bir gurur içinde kutluyorum şiirin ecesi...
Zalimin nezdinde kabul görmeyi değil, Hakk'ın katındaki 'ederi' önemseyen, dik duruşlu bir şiir okuttunuz. Kalbinize, kaleminize sağlık kıymetli hocam. Gönül sesiniz hiç susmasın. Selam, sevgi ve saygılarımla 💐
dünyevi baskılara, haksızlıklara ve dışlanmışlığa karşı, kişinin kendi öz değerlerine, inancına ve köklerine tutunarak sergilediği manevi direniştir.kalemin daim olsun inşallah.
Bir sulh Bir ruh Bir de cuk diye oturdu mu Onca sözcüğün na’şı Oysaki daha yeni doğmuş bir çocuk gibi Canlı ve nazlı Ölümü değil mi ki durduk yere Ederi saklı iken de Rabbin nezdinde
Yüreğine ve kalemine sağlık güzel bir çalışma güzel dizeler kutlarım emeği ve kalemi selamlar sevgiler saygılar...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.