8
Yorum
36
Beğeni
5,0
Puan
304
Okunma

Bir bavul daha hazırladım içimde,
gitmeyeceğini bile bile.
Pencere açık,
hava değil umutsuzluk giriyor odaya.
Perde kıpırdıyor,
ben kıpırdayamıyorum.
Özlemek dedikleri şey
insanın kendi içine sürgün edilmesiymiş.
Adın yasaklı bir şehir gibi
dilimde mühürlü.
Bir ara ölmek geçmedi değil aklımdan
yanlış anlama,
yaşamaktan yoruldum sadece.
Yoksa insan birini bu kadar severken
kendini nasıl öldürsün?
Yalanların inceydi,
ip gibi.
Ama boynuma dolanacağını
nereden bileyim?
İhanet dediğin şey
yüksek sesli olmuyor,
sessizce yer değiştiriyor kalp.
Bir sabah uyanıyorsun,
sen hâlâ aynı yerdesin
ama o çoktan gitmiş.
Yalnızlık…
kalabalık bir odada
adının hiç anılmamasıymış.
Çaresizlik mi?
Mesaj yazıp silmek.
Arayıp kapatmak.
Gel desem gelmeyeceğini bilmek.
Git desem zaten gitmiş olman.
Ben seni bin kere sustum içimde,
sen bir kere bile
susmadın yalanlarına.
Şimdi sorarsan nasılım diye
ayaktayım.
Ama içimde bir şey
hâlâ
dizlerinin üstünde.
~ Ülgen
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.