1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
80
Okunma
Önce sesin değişti, sonra dünyayı tutan o yer,
Meğer bir uçurummuş meçhulden bana gülen.
Ben seni göğsümde saklı bir vaha sanırken,
Kendi kumumda boğulmakmış bu, ansızın gelen.
Adını bildiğim her şey yabancılaştı bir anda,
Dilimdeki harfler döküldü, hepsi başka bir lisan.
İnsan, en çok güvendiği yerden sınanırmış da,
Bu kadar mı sessiz devrilirmiş kurulan o derman?
Uykum bir sığınaktı, şimdi ise bir mayın tarlası,
Gözlerimi her kapattığımda o tanıdık hayalin infazı.
Yastığımdaki yaşlar kurumadan sabahın o soğuk nefesi,
En ağır yükmüş meğer, "o yapmaz" sızısı.
Kaçıncı kez sustum bu gece, kaçıncı kez öldüm?
Şaşkınlığım bir kefen gibi sarıldı ruhuma, gördüm.
Hıçkırıklarım yorgun düştü de ben yine uyandım,
Güneş doğmuyor artık, ben o son cümlede kaldım.
Abartma dedi sızıma, sustu içimin her yanı,
Meğer bir enkazmış insanlık, bu da benim dilsiz imtihanım
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.