4
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
75
Okunma
Ben
Kımıldayan bir toprağım.
Uyumakla uyanıklık arasında
dişlerimin tozunu sıktım.
Gergefi kırılan bir surun
çelimsiz gülüşlerini inlettiğim doğrudur.
Doğrudur, uykumu öpüp
gölgemi dolaştırdığım.
Bıraktığım yaşları emzirdiğim
ve göğe astığım da doğrudur.
Şafağın gözünden
kendimi doğurduğum…
Sonra gecenin tavanına
astığım da doğrudur.
Doğrudur, ateşi ayaklarımda yatırdığım
ve közünü saçlarıma savurduğum.
Bir intiharı büyütüp
sol göğsümde unuttuğum da doğrudur.
“Bir düş kur,” dediler —
ben yoktum.
Şimdi yüzüm avuçlarımda,
örs ile çekici yontuyorum.
Mavisini kaybetmiş gri bir yer
buldum içimde.
İçim ki kim bilir nerede
sus küpeleri süslerken
dudağımdaki çığlığı.
“Bir düş kur,” dediler —
ben yoktum.
Bakma dedim
yüreğimin deliliğine bakma.
Uzun soluklarımın nefessizliğidir
beni üşüten.
Şimdilerde yorgun bir mevsimi
katlediyor ellerim.
Yanık kesiği bir rivayetti
anlatıyor düşlerim.
Ben yoktum.
Hepsi bu...
5.0
100% (5)