14
Yorum
29
Beğeni
5,0
Puan
361
Okunma

gecenin en derin anında oraya düştü o ışık,
ne bir güneş, ne bir yıldız, çok daha ötede bir parıltı…
sanki zamanın o yorgun kalbinde filizlenen beklenen bir dua,
çölde yankılanan bir yetimin nefesi,
çöle inen bir nurdu,
o sonsuzluk kapısında açan eşsiz bir gül.
o ki taşların bile dile geldiği bir çağda gelen huzurdu,
suskun duvarlara adaleti nakış gibi işleyen bir eldi.
o yetimliğin gölgesinden doğan bir rahmetti,
o merhametin duyulacak en derin sesiydi.
karanlık, yüzünü ona dönünce dağıldı birden,
görmeyen gözler onun adını duyunca görmeye başladı,
savaşlar, onun nefesiyle toprağa serildi,
ve onunla birlikte insan insanlığını hatırlamaya başladı,
insan bile insana yeniden insan oldu.
bir anne dokunuşu gibi sarıp sarmaladı dünyayı,
bir çocuğun avuçlarıyla serpti bütün umutları,
kılıçlar kırıldı, kanlar duruldu,
en çokta o suskun diller çözüldü birden,
artık onun çağrısına uyanlar bile konuştu.
onun adı geçtiğinde bile, titrer gökyüzü,
rüzgarlar bile onun kokusunu cennetten alır,
bütün yetimler kaldırır başlarını,
gözleri ışıl, ışıl parıldar,
mazlumlar dua gibi fısıldar ismini.
dudaklardan dökülen en temiz duadır o
gönülleri yumuşatan en haklı sözlerde o,
göklerin övgüsüne layık bir emanet o
yeryüzüne bırakılmış en büyük müjde o
ayak izleri düşer adaletin yollarına doğru,
ve her iz, bir bahara dönüşür bastığı topraklarda,
çünkü o, çöllere su yağdıran bir nefes,
o çağları aşan rahmettir.
onu anlatmaya kelamlar yetmez,
o kelamdan da ötedir.
kapat gözlerini, kapat ve sadece hisset
dinle duyuyor musun
bir gül açıyor kalbinde…
eşi benzeri olmayan bir gül.
koklanmayı bekleyen en büyük rahmet
*
Mehmet Demir
12325
5.0
100% (20)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.