1
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
136
Okunma
Adliye Yolunda
Sabah henüz tam uyanmamıştı,
şehir gri bir sessizlik giyinmişti.
Kaldırımlar soğuktu,
rüzgâr sokak aralarında usulca dolaşıyordu.
Bir kadın yürüyordu o sabah,
adımlarında yorgun bir kararlılık,
gözlerinde bitmiş bir hikâyenin
son cümlesi vardı.
Yıllarca aynı çatının altında
aynı sofrada oturmuşlardı,
aynı bardaktan su içmiş,
aynı pencereden yağmuru izlemişlerdi.
Ama zaman bazen
sevginin içini yavaş yavaş boşaltır.
Sözler ağırlaşır,
sessizlik büyür,
bir evin duvarları
fısıltılarla çatlamaya başlar.
Bir akşam tartışma büyüdü,
kırılan sadece tabaklar değildi.
Kalpler de çatladı o gece,
sözler keskinleşti,
gözler yabancılaştı.
Kadın bir karar verdi.
Bazen insan yaşamak için
gitmek zorundadır.
Bir dilekçe yazıldı,
soğuk bir dosyaya kondu.
Adı kondu artık:
boşanma.
O sabah kadın
adliyeye gidiyordu.
Bir hayatı geride bırakmak
hiç kolay değildir.
Ama bazen en ağır yük
kalmaktır.
Yolda yürürken
belki çocukluğunu düşündü,
belki bir zamanlar sevildiğini sandığı
o ilk günleri…
Belki de sadece
derin bir nefes aldı.
Ama başka bir yerde
bir adam da yürüyordu.
Kalbinde öfke büyümüş,
aklı karanlık düşüncelerle dolmuştu.
Sevginin yerini
sahip olma hırsı almıştı.
Oysa sevgi
birini tutmak değil,
gerekirse özgür bırakmaktır.
Ama o bunu hiç öğrenmemişti.
Sokak daraldı,
adımlar yaklaştı,
kader bazen
bir köşede bekler insanı.
Kadın başını kaldırdı.
Karşısında onu gördü.
Bir zamanlar
“hayatım” dediği adamı.
Gözlerinde artık
tanıdık bir sıcaklık yoktu.
Sadece karanlık bir fırtına.
Sözler söylenemeden kaldı,
zaman bir an durdu sanki.
Sonra
bir çığlık yırtıldı sabahın sessizliğini.
Bir bıçak parladı
güneş görmeden.
Ve bir hayat
birkaç saniyede
paramparça oldu.
Kaldırım
kanla değil,
yarım kalmış hayallerle boyandı.
Bir kadın düştü yere.
Gökyüzü hâlâ aynıydı,
kuşlar hâlâ uçuyordu.
Ama dünya
bir insan için
artık durmuştu.
Adliye binası uzakta değildi,
belki birkaç dakika…
Belki birkaç adım…
Ama bazen
insanın kurtuluşu
birkaç adım uzağında kalır.
Siren sesleri geldi sonra,
koşan insanlar,
şaşkın bakışlar…
Ama hiçbir şey
geri getiremezdi
o sabah kaybolan hayatı.
Bir anne eksildi dünyadan,
bir kız,
bir arkadaş,
bir insan.
Ve geriye
cevapsız bir soru kaldı:
Bir insan
neden sevdiğini söylediği
birini öldürür?
Rüzgâr hâlâ sokaklarda dolaşıyor,
şehir yine sabah oluyor.
Ama bazı hikâyeler
mutlu bitmez.
Bazıları
insanlığa bir ders olsun diye
acıyla yazılır.
Ve o kaldırım
belki hâlâ hatırlıyordur
adliyeye giderken
hayatını kaybeden
o kadının
son adımlarını.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.