(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Değerli üstadım, Şiirinizde işlediğiniz tema, kişisel bir hüzünden ziyade doğrudan Hz. Ali'nin temsil ettiği sarsılmaz adalet anlayışına ve onun o heybetli duruşuna duyulan derin bir özlemdir. Toplumdaki ahlaki çürümeye, haramın helalin önüne geçmesine ve mazlumun çaresizliğine karşı "Zülfikâr"ı bir kurtuluş sembolü olarak çağırmanız, eserin manevi yükünü çok yukarılara taşımış. Zulme sessiz kalanlara karşı gösterdiğiniz bu duruş, Hz. Ali’nin "Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; zira hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz" düsturunun bir yansıması gibi duruyor. Her kıtada adaletin tecelli etmediği noktaları birer birer tespit edip, temiz bir gelecek için Şah-ı Merdan"ın o tavizsiz hak anlayışını mısralara dökmeniz çok kıymetli. Kaleminize, yüreğinize sağlık. Tebrik ederim..🫴🏻☕👏🏻
Yorumunuzu okuduğumda, telefon elimde titredi. Gözlerim satır satır ilerlerken içimde bir şey kıpırdandı; sanki yıllardır biriken o feryadın, o mazlum çığlığının karşı taraftan duyulduğunu, anlaşıldığını hissettim. Şiirimi sadece okumamışsınız; onun ruhuna girmişsiniz, her mısrayı tek tek tartmışsınız, her nakaratı kalbinize işlemişsiniz. Ve sonra kaleminizle öyle bir dokunuş yapmışsınız ki... O dokunuş, yaralı bir kalbe konan serin bir mendil gibi geldi bana.
Şiirimin merkezinde Hz. Ali'nin adaleti var, evet. Ama siz bunu sadece bir tema olarak görmemişsiniz; “kişisel bir hüznünden ziyade doğrudan Hz. Ali’nin sarsılmaz adalet anlayışına ve o heybetli duruşuna duyulan derin bir özlem” diye tarif etmişsiniz. İşte bu cümle, şiirimin yazılma sebebini tek kelimeyle özetlemiş. Ben de tam olarak bunu hissediyorum: Kişisel bir kırgınlık değil, toplumsal bir çürüme karşısında duyulan o yakıcı özlem. Helal lokma yiyenin muhtaç kalması, çalanların baş tacı edilmesi, mazlumun soğanı bile bulamaması... Bunlar artık bireysel acılar değil, bir milletin, bir ümmetin kanayan yarası. Ve o yara karşısında susmak, eğilmek, boyun bükmek... İşte buna dayanamıyorum. Siz de bunu görmüşsünüz: “Zulme sessiz kalanlara karşı gösterdiğiniz bu duruş” demişsiniz. O duruşu fark etmeniz, beni derinden etkiledi.
Zülfikâr'ı bir kurtuluş sembolü olarak çağırmam... Siz bunu “eserinizin manevi yükünü çok yukarılarda taşımış” diye yorumlamışsınız. Haklısınız; çünkü insan eliyle düzelmeyecek kadar kirlenmiş bu düzende, tek umut o kılıcın gölgesinde tecelli edecek adalet. Hz. Ali'nin “Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; zira hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz” düsturunu mısralara dökmek... Bu sözü siz alıntılayınca, şiirimin omurgası daha da belirginleşti gözümde. Evet, tam da bu: Hakkı savunmak, şerefi korumak, eğilmemek. Eğilsek, pul oluruz; zaten “doğru olduk edildik pul” dememiş miydim son kıtada? Siz o pul edilen kulun sesini duymuşsunuz, ve bunu “Şah-ı Merdan’ın tavizsiz hak anlayışını mısralara dökmek çok kıymetli” diye taçlandırmışsınız. Bu takdir, şiirimin en büyük ödülü oldu.
Her kıtada adaletin tecelli etmediği noktaları bir bir tespit edip, temiz bir gelecek için çağrı yapmam... Siz bunu “temiz bir gelecek için Şah-ı Merdan’ın o tavizsiz hak anlayışını mısralara dökmek” diye özetlemişsiniz. Bu özet, şiirimin amacını benden daha net ifade etmiş. Ben yazarken içim yanıyordu; siz okurken o yangını hissetmişsiniz. Ve o hissi, “kaleminize, yüreğinize sağlık” diyerek söndürmüşsünüz ama tatlı bir şekilde, bir bardak çay eşliğinde, tebrikle.., yorumunuzun sıcaklığını, samimiyetini kat kat artırmış. Sanki karşıma oturmuşsunuz da, “Üstadım, bu şiir yüreğime dokundu, hadi bir çay içelim” demişsiniz.
Sevgili Cemre, Siz sadece bir yorum yazmamışsınız; bir kardeşlik köprüsü kurmuşsunuz. Aynı edebiyat defterinde, aynı manevi havada nefes alan iki yorgun kul olarak, birbirimizin sesini duyuyoruz. Şiirimin 5 yıldız alması güzel, ama asıl güzeli sizin gibi bir kalemin o yıldızları haklı bulan içtenliği. Bu yorum, şiirime kattığı en kıymetli mana oldu.
Kalbinize selam gönderiyorum. İnşallah bir gün o Zülfikâr tecelli eder, mazlumun yüzü güler, helal lokma doyar. O güne kadar kalemlerimiz susmasın.. 🙏☕☕✍️✍️
Yorumunuzu okuduğumda, telefon elimde titredi. Gözlerim satır satır ilerlerken içimde bir şey kıpırdandı; sanki yıllardır biriken o feryadın, o mazlum çığlığının karşı taraftan duyulduğunu, anlaşıldığını hissettim. Şiirimi sadece okumamışsınız; onun ruhuna girmişsiniz, her mısrayı tek tek tartmışsınız, her nakaratı kalbinize işlemişsiniz. Ve sonra kaleminizle öyle bir dokunuş yapmışsınız ki... O dokunuş, yaralı bir kalbe konan serin bir mendil gibi geldi bana.
Şiirimin merkezinde Hz. Ali'nin adaleti var, evet. Ama siz bunu sadece bir tema olarak görmemişsiniz; “kişisel bir hüznünden ziyade doğrudan Hz. Ali’nin sarsılmaz adalet anlayışına ve o heybetli duruşuna duyulan derin bir özlem” diye tarif etmişsiniz. İşte bu cümle, şiirimin yazılma sebebini tek kelimeyle özetlemiş. Ben de tam olarak bunu hissediyorum: Kişisel bir kırgınlık değil, toplumsal bir çürüme karşısında duyulan o yakıcı özlem. Helal lokma yiyenin muhtaç kalması, çalanların baş tacı edilmesi, mazlumun soğanı bile bulamaması... Bunlar artık bireysel acılar değil, bir milletin, bir ümmetin kanayan yarası. Ve o yara karşısında susmak, eğilmek, boyun bükmek... İşte buna dayanamıyorum. Siz de bunu görmüşsünüz: “Zulme sessiz kalanlara karşı gösterdiğiniz bu duruş” demişsiniz. O duruşu fark etmeniz, beni derinden etkiledi.
Zülfikâr'ı bir kurtuluş sembolü olarak çağırmam... Siz bunu “eserinizin manevi yükünü çok yukarılarda taşımış” diye yorumlamışsınız. Haklısınız; çünkü insan eliyle düzelmeyecek kadar kirlenmiş bu düzende, tek umut o kılıcın gölgesinde tecelli edecek adalet. Hz. Ali'nin “Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; zira hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz” düsturunu mısralara dökmek... Bu sözü siz alıntılayınca, şiirimin omurgası daha da belirginleşti gözümde. Evet, tam da bu: Hakkı savunmak, şerefi korumak, eğilmemek. Eğilsek, pul oluruz; zaten “doğru olduk edildik pul” dememiş miydim son kıtada? Siz o pul edilen kulun sesini duymuşsunuz, ve bunu “Şah-ı Merdan’ın tavizsiz hak anlayışını mısralara dökmek çok kıymetli” diye taçlandırmışsınız. Bu takdir, şiirimin en büyük ödülü oldu.
Her kıtada adaletin tecelli etmediği noktaları bir bir tespit edip, temiz bir gelecek için çağrı yapmam... Siz bunu “temiz bir gelecek için Şah-ı Merdan’ın o tavizsiz hak anlayışını mısralara dökmek” diye özetlemişsiniz. Bu özet, şiirimin amacını benden daha net ifade etmiş. Ben yazarken içim yanıyordu; siz okurken o yangını hissetmişsiniz. Ve o hissi, “kaleminize, yüreğinize sağlık” diyerek söndürmüşsünüz ama tatlı bir şekilde, bir bardak çay eşliğinde, tebrikle.., yorumunuzun sıcaklığını, samimiyetini kat kat artırmış. Sanki karşıma oturmuşsunuz da, “Üstadım, bu şiir yüreğime dokundu, hadi bir çay içelim” demişsiniz.
Sevgili Cemre, Siz sadece bir yorum yazmamışsınız; bir kardeşlik köprüsü kurmuşsunuz. Aynı edebiyat defterinde, aynı manevi havada nefes alan iki yorgun kul olarak, birbirimizin sesini duyuyoruz. Şiirimin 5 yıldız alması güzel, ama asıl güzeli sizin gibi bir kalemin o yıldızları haklı bulan içtenliği. Bu yorum, şiirime kattığı en kıymetli mana oldu.
Kalbinize selam gönderiyorum. İnşallah bir gün o Zülfikâr tecelli eder, mazlumun yüzü güler, helal lokma doyar. O güne kadar kalemlerimiz susmasın.. 🙏☕☕✍️✍️
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.