(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu şiir, sevginin sıcaklığını ve özlemin derinliğini naif bir dille hissettiriyor. Her dize, aşkın hem tutkusunu hem de güven veren bağını taşıyor.
“‘Sensiz dünya dardır, canım cananım…’” Yüreğinize sağlık değerli hocam, mükemmel bir şiir okudum. Tebrik ederim. Selam ve saygılarımla, esenlikler dilerim.
Sevgili Zehra, Güneşin Kızı Yorumunu okuyunca içimde bir bahar esintisi dolaştı. “Sensiz dünya dardır canım Cananım…” dizesini alıntılayıp, şiirin tam kalbine dokunman, o satırların gerçekten duyulduğunu hissettirdi bana. Senin kelimelerinle şiir yeniden canlandı: Sevginin sıcaklığı, özlemin derinliği, aşka hem tutku hem güven veren o naif bağ… Bunların hepsini bu kadar güzel, bu kadar içten toparlaman beni çok duygulandırdı. “Naif bir dille hissettiriyor” demişsin ya, aslında ben de tam olarak bunu arzulayarak yazmıştım: Büyük laflara, süslü benzetmelere sığınmadan, sadece kalbin çıplak haliyle konuşmak. Senin okurken bunu hissetmen, şiirin amacına ulaştığının en güzel kanıtı oldu.“Mükemmel bir şiir okudum” cümlesi ise… Allah razı olsun, o kadar içten ki, gözlerim doldu okurken. Teşekkür ederim güzel yüreğin, sıcaklığın, emeğin ve o güzel selamın için. Sana da yüreğine sağlık diliyorum Zehra’cığım. Güneş gibi parlamaya, ışığını etrafına saçmaya devam et. Selam ve sevgilerimle, esenlikler diliyorum sana daima.
Sevgili Zehra, Güneşin Kızı Yorumunu okuyunca içimde bir bahar esintisi dolaştı. “Sensiz dünya dardır canım Cananım…” dizesini alıntılayıp, şiirin tam kalbine dokunman, o satırların gerçekten duyulduğunu hissettirdi bana. Senin kelimelerinle şiir yeniden canlandı: Sevginin sıcaklığı, özlemin derinliği, aşka hem tutku hem güven veren o naif bağ… Bunların hepsini bu kadar güzel, bu kadar içten toparlaman beni çok duygulandırdı. “Naif bir dille hissettiriyor” demişsin ya, aslında ben de tam olarak bunu arzulayarak yazmıştım: Büyük laflara, süslü benzetmelere sığınmadan, sadece kalbin çıplak haliyle konuşmak. Senin okurken bunu hissetmen, şiirin amacına ulaştığının en güzel kanıtı oldu.“Mükemmel bir şiir okudum” cümlesi ise… Allah razı olsun, o kadar içten ki, gözlerim doldu okurken. Teşekkür ederim güzel yüreğin, sıcaklığın, emeğin ve o güzel selamın için. Sana da yüreğine sağlık diliyorum Zehra’cığım. Güneş gibi parlamaya, ışığını etrafına saçmaya devam et. Selam ve sevgilerimle, esenlikler diliyorum sana daima.
Şaire, şiire, güne merhaba Yaşanan bu günler olmasın heba Mutluluktan yana, olmalı çaba ... Gönüller, huzurla dolacak bir gün ... Tüm insanlar mutlu, olacak bir gün........Aşık Lüzumsuz
Şiir, şairin yaşam biçimidir. Bir başka deyişle "Bir şiirdir yaşamak"" Yazmaya, şairce yaşamaya devam Kutluyorum değerli kalemini ve eserini Şiirle kal, sevgiyle kal, sağlıkla kal, hoşça kal
Şiirime gösterdiğin o sıcacık selam, o içten temenniler ve hele hele “Şiir, şairin yaşam biçimidir… Bir şiirdir yaşamak” cümlesi… İşte bunlar, bir şairin en çok duymak istediği şeyler. Yüreğinle yazdığın her satır, sanki kendi içimdeki bir cümleyi alıp daha güzel bir hale getirmişsin. Teşekkür ederim.
“Şaire, şiire, güne merhaba” diyerek başladığın o güzel giriş, günün yorgunluğunu, hüznünü bir anlığına alıp götürdü. Sonra da şu umut dolu dizelerin: “Gönüller, huzurla dolacak bir gün… Tüm insanlar mutlu olacak bir gün…”
Keşke o gün bir an önce gelse… Ama o gün gelene kadar, biz şairler, âşıklar, lüzumsuzlar, şiirle, sevgiyle, kalemle direniyoruz işte. Senin gibi güzel kalpler oldukça, o direniş boşa gitmiyor.
“Bir şiirdir yaşamak” demişsin ya… Ne kadar doğru. Yaşamak, bazen dizelere sığınmak, bazen dizelerden kaçmak, bazen de dizeleri başkalarının yüreğine emanet etmek demek. Sen bugün benim dizelerimi alıp kendi yüreğine emanet ettin. Bu emanet çok kıymetli.
Kutluyorum seni, o güzel kalemini, o lüzumsuz ama bir o kadar da gerekli aşkını. Şiirle kal, sevgiyle kal, sağlıkla kal, huzurla kal… Ve lüzumsuzluktan hiç vazgeçme; çünkü en güzel şeyler, tam da lüzumsuz sanılan yerlerden doğar.
Saygı, selam ve en içten dualarımla… Nice şiirlere, nice güzel günlere…
Şiirime gösterdiğin o sıcacık selam, o içten temenniler ve hele hele “Şiir, şairin yaşam biçimidir… Bir şiirdir yaşamak” cümlesi… İşte bunlar, bir şairin en çok duymak istediği şeyler. Yüreğinle yazdığın her satır, sanki kendi içimdeki bir cümleyi alıp daha güzel bir hale getirmişsin. Teşekkür ederim.
“Şaire, şiire, güne merhaba” diyerek başladığın o güzel giriş, günün yorgunluğunu, hüznünü bir anlığına alıp götürdü. Sonra da şu umut dolu dizelerin: “Gönüller, huzurla dolacak bir gün… Tüm insanlar mutlu olacak bir gün…”
Keşke o gün bir an önce gelse… Ama o gün gelene kadar, biz şairler, âşıklar, lüzumsuzlar, şiirle, sevgiyle, kalemle direniyoruz işte. Senin gibi güzel kalpler oldukça, o direniş boşa gitmiyor.
“Bir şiirdir yaşamak” demişsin ya… Ne kadar doğru. Yaşamak, bazen dizelere sığınmak, bazen dizelerden kaçmak, bazen de dizeleri başkalarının yüreğine emanet etmek demek. Sen bugün benim dizelerimi alıp kendi yüreğine emanet ettin. Bu emanet çok kıymetli.
Kutluyorum seni, o güzel kalemini, o lüzumsuz ama bir o kadar da gerekli aşkını. Şiirle kal, sevgiyle kal, sağlıkla kal, huzurla kal… Ve lüzumsuzluktan hiç vazgeçme; çünkü en güzel şeyler, tam da lüzumsuz sanılan yerlerden doğar.
Saygı, selam ve en içten dualarımla… Nice şiirlere, nice güzel günlere…
Şiirime verdiğiniz 5 yıldız için, ama asıl o içten, derin ve sorgulayan yorumunuz için yürekten teşekkür ederim. Sorduğunuz soru o kadar güzel ki, insanı kendi kalemine, kendi yüreğine geri döndürüyor: "Şiir hangi mevsimdir, değerli şairim?”
Ben de size aynı samimiyetle cevap vermek isterim.
Şiir, bence hiçbir mevsimin tam içinde değildir, ama hepsinin arasında bir yerlerde durur. Bazen baharın ilk tomurcuğu gibi usulca patlar, bazen yazın en yakıcı öğlesinde kavurur, bazen sonbaharın sarı yapraklarıyla yere düşer, bazen de kışın ortasında, sobanın başında üşüyen bir çocuğun avucunda ısınmaya çalışır.
Ama sizin de çok güzel işaret ettiğiniz gibi: Şiir asıl sonsuzluğa talip olduğu anda doğar. Kavuşma olsa, o harlanan duygu belki büyük bir mutluluğa dönüşürdü, evet. Ama o zaman şiir doğmazdı Şiir, tam da kavuşamamanın tamamlanamamanın sonsuzluğa uzanan o yarım kalmışlığın** içinden doğar. Şair, o yarayı kapatmak yerine **ona kelime giydirir**, ona ses, ona ritim, ona nağme verir. Ve işte o zaman aşk, sadık bir köle olmaktan çıkar; efendisi olur ruhun.
Sizin yazdığınız şu cümle beni çok etkiledi: “Yoksa kavuşsa idi sevdiğine duygular, böylelesine harlanıp da şiir doğar mıydı?”
Hayır, doğmazdı. Şiir, o harlanmanın içinde yanmakla değil, yanarken üşümekle** doğar. Kavuşma olsa belki gülüşler, belki sarılmalar olurdu; ama şiir olmazdı. Şiir, "gel” diyemediğimiz her “gel”in yerine yazılır.
Bu yüzden “Canım Cananım” da, sizin de hissettiğiniz gibi, bir kavuşma şiiri değil, bir kavuşamama ikrarıdır Ve o ikrar ne kadar acıysa, o kadar da kutsaldır.
Yüreğinize, kaleminize, o güzel sorgulayan ruhunuza sağlık. Şiir üzerine böyle konuşabilmek bile başlı başına bir şiirdir.
Size de saygı, selam ve en güzel duygularla… Nice şiirlerde, nice mevsimlerde buluşmak dileğiyle.
Şiirime verdiğiniz 5 yıldız için, ama asıl o içten, derin ve sorgulayan yorumunuz için yürekten teşekkür ederim. Sorduğunuz soru o kadar güzel ki, insanı kendi kalemine, kendi yüreğine geri döndürüyor: "Şiir hangi mevsimdir, değerli şairim?”
Ben de size aynı samimiyetle cevap vermek isterim.
Şiir, bence hiçbir mevsimin tam içinde değildir, ama hepsinin arasında bir yerlerde durur. Bazen baharın ilk tomurcuğu gibi usulca patlar, bazen yazın en yakıcı öğlesinde kavurur, bazen sonbaharın sarı yapraklarıyla yere düşer, bazen de kışın ortasında, sobanın başında üşüyen bir çocuğun avucunda ısınmaya çalışır.
Ama sizin de çok güzel işaret ettiğiniz gibi: Şiir asıl sonsuzluğa talip olduğu anda doğar. Kavuşma olsa, o harlanan duygu belki büyük bir mutluluğa dönüşürdü, evet. Ama o zaman şiir doğmazdı Şiir, tam da kavuşamamanın tamamlanamamanın sonsuzluğa uzanan o yarım kalmışlığın** içinden doğar. Şair, o yarayı kapatmak yerine **ona kelime giydirir**, ona ses, ona ritim, ona nağme verir. Ve işte o zaman aşk, sadık bir köle olmaktan çıkar; efendisi olur ruhun.
Sizin yazdığınız şu cümle beni çok etkiledi: “Yoksa kavuşsa idi sevdiğine duygular, böylelesine harlanıp da şiir doğar mıydı?”
Hayır, doğmazdı. Şiir, o harlanmanın içinde yanmakla değil, yanarken üşümekle** doğar. Kavuşma olsa belki gülüşler, belki sarılmalar olurdu; ama şiir olmazdı. Şiir, "gel” diyemediğimiz her “gel”in yerine yazılır.
Bu yüzden “Canım Cananım” da, sizin de hissettiğiniz gibi, bir kavuşma şiiri değil, bir kavuşamama ikrarıdır Ve o ikrar ne kadar acıysa, o kadar da kutsaldır.
Yüreğinize, kaleminize, o güzel sorgulayan ruhunuza sağlık. Şiir üzerine böyle konuşabilmek bile başlı başına bir şiirdir.
Size de saygı, selam ve en güzel duygularla… Nice şiirlerde, nice mevsimlerde buluşmak dileğiyle.
Bu şiir, “Canım Cananım” başlığıyla adeta aşkın tüm sıcaklığını ve samimiyetini yansıtıyor. Şair, sevgilisinin varlığını hayatın olmazsa olmazı gibi tasvir ederek, yokluğunun eksiklik ve yalnızlıkla eşdeğer olduğunu dile getiriyor. Her mısra, tutkuyu ve bağlılığı öylesine saf bir dille anlatıyor ki okuyan kendini bu duygunun içinde kaybolmuş hissediyor.
“Sen olmazsan yer oynuyor yerinden, Sensiz dünya dardır, canım cananım” ve “Ol günüm, gecemin güneşi, ayı; Bir ömür sen ısıt, canım cananım” dizeleri, hem sevgiyi hem de özlemi derin ve dokunaklı biçimde ifade ediyor. Şiir, sevgiyi dört mevsime, doğaya ve zamana yayarak okuyanda kalıcı bir iz bırakıyor.
Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
Yüreğinize dokunan, şiirimi bu kadar içten ve güzel bir dille okuduğunuz için size nasıl teşekkür etsem az gelir.“Canım Cananım”ı okurken hissettiklerinizi satır satır yazmanız, şiirin amacına ulaştığını bana en güzel şekilde gösterdi. Bir şair için en büyük ödül, yazdıklarının başkalarının yüreğinde yankı bulmasıdır. Siz o yankıyı kelimelere dökmüşsünüz; hem de öyle samimi, öyle içten ki, okurken gözlerim doldu.“Sen olmazsan yer oynuyor yerinden” ve “Bir ömür sen ısıt, canım cananım” dizelerini özellikle belirtmeniz beni çok mutlu etti. Çünkü o mısralar tam da içimdeki en çıplak, en savunmasız duyguları taşıyor. Siz onları görüp hissettiyseniz, demek ki kelimeler köprü olmuş, yürekten yüreğe geçmiş.Bu güzel yorumunuz için, bu sıcak sözleriniz için içtenlikle teşekkür ederim. Sizin gibi duyarlı kalemlerin, okurların varlığı şaire cesaret verir, kalemi eline aldırır.Nice şiirlerde, nice duygularda tekrar buluşmak dileğiyle… Size de sağlık, huzur ve güzel duygular diliyorum.Saygı, selam ve dualarımla, Gazi Şahin / Kul Yorgun esen kalın…
Yüreğinize dokunan, şiirimi bu kadar içten ve güzel bir dille okuduğunuz için size nasıl teşekkür etsem az gelir.“Canım Cananım”ı okurken hissettiklerinizi satır satır yazmanız, şiirin amacına ulaştığını bana en güzel şekilde gösterdi. Bir şair için en büyük ödül, yazdıklarının başkalarının yüreğinde yankı bulmasıdır. Siz o yankıyı kelimelere dökmüşsünüz; hem de öyle samimi, öyle içten ki, okurken gözlerim doldu.“Sen olmazsan yer oynuyor yerinden” ve “Bir ömür sen ısıt, canım cananım” dizelerini özellikle belirtmeniz beni çok mutlu etti. Çünkü o mısralar tam da içimdeki en çıplak, en savunmasız duyguları taşıyor. Siz onları görüp hissettiyseniz, demek ki kelimeler köprü olmuş, yürekten yüreğe geçmiş.Bu güzel yorumunuz için, bu sıcak sözleriniz için içtenlikle teşekkür ederim. Sizin gibi duyarlı kalemlerin, okurların varlığı şaire cesaret verir, kalemi eline aldırır.Nice şiirlerde, nice duygularda tekrar buluşmak dileğiyle… Size de sağlık, huzur ve güzel duygular diliyorum.Saygı, selam ve dualarımla, Gazi Şahin / Kul Yorgun esen kalın…
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.