1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
96
Okunma
Gözlerin uzaklara dalmış, bilinmez diyarlara.
Canın bir parça yaşamak çekiyor görüyorum.
İçten bir ahh çekiyorsun.
Canından bir parçan mı var soluğunda?
Bana değiyor, ben hissediyorum.
Yüreğim sızladı bir ahınla, çok mu acıyor canın?
Ya gözlerine ne demeli?
Bir nehir var içlerinde tuttuğun, sel olup akası var.
Bakamıyorlar kimsenin gözlerine.
Sanki bir ayna olup kendini görecek,
Sende gördüğüm o acıyı.
Çok mu sır saklıyorlar, bu kadar acı bundan mıdır?
Dudakların titriyor, kesik kesik soluyorsun.
Sanki çok şey var söyleyeceğin, niçin duyamıyorum?
Gülmeyi unutmuş gibi duruyorlar, hiç mi mutlu olmadın?
Hiç konuşkan görünmüyorsun, oysaki içinde bir tartışmadır sürüyor.
Nasıl acılar çektin de kendini bile duyamıyorsun?
Ruhun ağır mı geliyor bedenine de bu denli yorgunsun?
Oturmuşsun, ellerini izliyorsun.
Nelere tutundular da bu kadar acıyor için?
Bazen kafanı kaldırıp gelip geçeni izliyorsun.
Yüzünde acının, öfkenin, pişmanlığın izleri.
Sanki her gidenin sana bir yaşamak borcu var gibi.
Kendine çok zalimsin, olma!
Yaşayamadıkların da yaşamak zorunda oldukların da senden değil.
Geçmişin karanlığında boğulmaktansa, geleceğin aydınlığına bir bak!
Yaşanacak, umut edilecek çok şey var.
Belki bambaşka bir yerde, aynanın karşısında yeni
bir kendin göreceksin.
İçindeki o acıya çok fazla tutunma, ille atmana da gerek yok.
Onunla yaşamayı, yaşlanmayı öğren...
N. Y.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.