1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
21
Okunma
Bir kurşundur şüphe, deldi mi yüreği tamiri yok.
Çıkartması kolaydır kurşunu.
Oysa esas olan parçalamamak yüreği.
Sanma ki düzelir bozulan.
Bir kez yıkıldı mı izi kalır en derinde.
O izler silinmez, çekip atsan nafile.
İstersen sök, parçala; elinde kalan şüpheden başkası değildir.
Asılsız da olsa bir defa kandın mı bırakmaz yakanı.
Yalan yok, sonu yanıltsa da inanmıştın.
Kıvranır içinde bir kurt, kim soktu içine bilinmez.
Ne denli toz pembeydi hayat.
Niçin sardı etrafı kara bulutlar?
Kalbin ne temizdi, sevgilerle bezeli.
Oysa şimdi güvenmez en sevdiğine bile.
Her şeye bir anlam yüklersin, sebepsiz.
Kendine bile inanmak zor gelir.
Açılan her ağız sanki yalan söyleyecek.
Peki gözler ne diye bakar bu denli şüpheli?
Dönüyor dünya sanki bir dolap.
Ne diye oturmuşsun ortasında sen?
Neden kayboldu kalbindeki sevmek arzusu?
Bir zamanlar içinden aşk taşmasına rağmen.
İlk kıvıcımı yakanı düşman sanarsın.
Oysa odur düştüğün çukuru tanıyan.
Kendine küsmüşsün, yaşayasın dahi yok.
Hayatın temelinde güven,
İçine düştü mü şüphe hayatın kayar yerinden.
Bakınca ardına koca enkazlar, altında sen.
Oysa kapatmıştın bir zaman gözlerini.
Gerçekleri duymuyordu kulakların.
Ne değişti birden?
Yerine oturan taşlar yoksa içindeki kurtlar mıydı?
Düşünüyorsun belki, hayat bilmeyince daha mı iyi?
Karamsar olmamak lazım.
Hayallerle yaşayan hayatlar, fena mı olur gerçek olsa.
Belki de en iyisi şüpheye güvenmek...
N. Y.
5.0
100% (1)