0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
16
Okunma
Sabah uyandım, kaydırdım. Akşam uyudum, kaydırdım. Arada yemek, kaydırdım. Tuvalete bile telefonla gittim. Kaydımı kaydettim.
Kadın var, sürekli yemek yapıyor. Kaydırıyorum. Yemek yapmıyorum ama tokum. Görsel tok. Kalori yok ama kilo alıyorum. Nasıl oluyor, bilmiyorum. Fizik? Kaydırdım, okulumda.
Köpek var, konuşuyor. Gerçek köpek değil, sahibi konuşuyor köpek için. Ben izliyorum, köpek izlemiyor. Köpek yaşıyor. Aptal köpek. Ben kaydırıyorum, akıllıyım sanıyordum.
Para biriktirme videosu, kaydırdım. Altı yıl önce. Hâlâ kaydırıyorum, para yok. Ama bilgi var: nasıl biriktirilir. Teorik. Pratik yok. Pratik kaydırıyor beni.
Tuvalet, en iyi yer kaydırmak için. Özgürlük orada. Kimse görmüyor ne kaydırdığımı. Ama ben biliyorum. Her şeyi kaydırdım orada: Tarih, bilim, sanat. Hepsi aynı yerde bitiyor, su sesiyle.
Kadın buldum, kaydırarak. Yüz güzel, vücut güzel, yaşam güzel. Ekranında. Buluştuk, kahve içtik. Gerçek kahve, gerçek masa, gerçek konuşma. Ama gözü kaydırıyor, masanın altından. Ben görüyorum, o sanmıyor. Görüyorum, kaydırıyor beni, hayatı, anını. Ben de kaydırıyorum acıyı, umudu, faturayı. Sonra eve, yalnız, kaydırmaya devam.
Gece üç, hâlâ kaydırıyorum. Uyku yok ama "reels" var. Makara. Hayat makara, ben makara, siz makara. Hepsi dönüyor. Aynı yüzler, aynı sesler, aynı hayatlar. Ama ben farklıyım sanıyorum, kaydırırken. Farklı değilim, aptalım. Ama mutlu aptal, belki. Yarın değil, ama şimdi. Bu kaydırma, bu an, bu hiçbir şey. Yeterli, belki. Devam ediyorum. Kaydırıyorum. Kaydırıyorum.