1
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
122
Okunma
fabrika düdüğü ötmüyor artık
sadece kulaklarımda ötüyor
her sabah saat altıda
ölümün sessiz alarmı
otobüs duraklarında beklerken
insanlar sigara içiyor
ama nefes almıyorlar
sadece dumanı tutuyorlar içlerinde
benim gibi
depoda çalıştım on yıl
karton kokusu cildime işledi
şimdi her gece rüyamda
kutular içinde yaşıyorum
kendimi kutuladım
etiketledim: KIRILGAN
ama kimse okumadı
barlar açıkken gidiyorum
kapandığında kalıyorum
barmen beni sevmez
ama viski beni sever
en azından dürüst
kadınlar geldi gitti
her biri bir şiir gibi başladı
her biri bir fatura gibi bitti
ödenmemiş
birikmiş faizli
şimdi bu odada
ampul sönük
kalem kırık
kağıt buruşuk
ben
yazıyorum işte
ne için bilmiyorum
belki yarın ölürsem
biri bulur
"ah" der
"bu da yazarmış"
yeter bana
bu "ah"
bu küçük ölümsüzlük
dört duvar arasında
kira borçlu
ama özgür
özgürlük ne demekti?
unuttum
belki de hiç bilmedim
sadece kelimeyi sevdim
sesini
özgürlük
özgürlük
boş bir şişeye vuran rüzgar gibi
yarın fabrika düdüğü çalacak
kulaklarımda
gideceğim
gideceğim
gitmeyeceğim
gitmiş olacağım
zaten hiç gelmemiştim.
Erkan
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.