0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
90
Okunma
Seni sevmek bir nehrin içinde oturmak gibi —
akan her şey geçiyor, sen kalıyorsun.
Ellerinin izi hâlâ bu şehirde bir yerde,
kaldırım taşlarında, kahve bardaklarında,
cumartesi sabahının ağır ışığında.
Aramıyorum; biliyorum — çünkü silinmiyor.
Özlem dediğimiz şey belki de budur:
geçmişin varlık ısrarı.
Bir şeyin sona erdiğine inanmayı
reddetmek değil —
sadece sona ermediğini bilmek.
Sadık kalmak kolay geldi bana.
Başka şeyler düşündüğümde bile
düşüncelerimin ortasında bir kapı vardı,
her zaman sana açılıyordu.
Seçmek zorunda kalmadım hiçbir zaman —
zaten tek yön vardı.
Ve saat —
seninle geçen o anlarda durmuştu,
habersiz, sessizce.
Şimdi çalışıyor yeniden,
ama yanlış bir ritimde,
sanki senin nefesine göre ayarlanmış
ve sen gittiğinde
unutmuş nasıl atılacağını.
Ben hâlâ o eski saate göre yaşıyorum.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.