0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
13
Okunma
otobüs durağında bir kadın çocuğunu tokatlıyor çocuk ağlıyor ama ses çıkarmıyor öğrenmiş sessiz ağlamayı ben de öğrendim kırk yıl önce annemin elinden şimdi kadına bakıyorum göz göze geliyoruz suçlu ben oluyorum her zaman ben oluyorum
trene biniyorum vagon boş ama kokuyor ter ve umutsuzluk ve o şey neydi adı parfüm değil hayat hayat kokusu iğrenç ve tatlı bir kadının boynunda kalmış yıllar önce unuttuğum bir kadının
istasyonlarda inmeyi düşünüyorum ama inmiyorum çünkü nereye gidiyorum ki evinde buzdolabında sadece bir limon ve biralar ve o yarım limon yeterli değil hiçbir şeye ama yeterli bu geceye bu trene bu şiire
gece yarısı son durak makinist iniyor ben inmiyorum oturuyorum boş vagonlarda düşünüyorum trenlerin de insan gibi yalnız olduğunu raylarda sadece gidebildiği kadar gidiyor ve sonra duruyor paslanıyor hurda satılıyor kilo kilo demir fiyatına
ben de öyle olacağım demir fiyatına ama şimdi bu vagon bu koltuk bu camdan dışarısı karanlık ve ben hâlâ gidiyorum gidiyorum hiçbir yere ama gidiyorum