0
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
24
Okunma
Yol uzundur, azığın az;
Gurbet çöker, ağlar kardeş.
Bir selamın bile şaşmaz,
Bin yarayı dağlar kardeş.
Felek döner, devran döner;
Aldığın âh geri döner.
Kırık kalbin küle döner,
Dağ başına yağar kardeş.
Sabır eyle, şükür eyle;
Hakk’a yönel, zikir eyle.
Nefse uyma, tövbe eyle,
Kurtuluşun budur kardeş.
Harama el uzatanı,
Bir kul hakkıyla yatanı,
Bir lokmanın hesabını,
Sorar Mevla, sorar kardeş.
Nice yiğit düşer yere,
Kader yazar kare kare.
Bir gün sen de o sefere,
Çekip de gidersin kardeş.
Ecel gelir ölümüne,
Ne bakarsın cenazene?
Bir kefenlik nasibine,
Sığar bütün varın kardeş.
Mezar olur son durağın,
Ne mal kalır, ne otağın.
Yürek denen bu konağın,
Misafiri sensin kardeş.
Halilî der ki: “Kul, uyan!”
Hakk’a gider doğru kervan.
Dünya bir an, ömür yalan;
Gerçek hayat ahret, kardeş.
Halil Kumcu
Şiirden geriye kalan satırlar:
Gurbet sandığın uzak şehir değil; secdeye varmayan alnının içindeki çoraklıktır.
Aldığın her âh, gecenin karanlığında büyür; sabah olunca kader diye kapını çalar.
Gençlik dediğin şey, ecelin takviminde küçük bir dipnottur.
Dünya, alkışları bol bir tiyatrodur; perde kapanınca herkes kendi karanlığıyla baş başa kalır.
Mezar, toprağın değil; gerçeğin kapısıdır.
24 Şubat 2026 / Salı / Bartın
5.0
100% (1)