1
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
142
Okunma
bir şeyin bittiği yerden söz etmeyeceğim bu gece
çünkü bazı ayrılıklar
kapıyı çarpıp çıkmaz
evin içinde kalır
bardakların ağzında ince bir çatlak gibi
perdeye sinmiş akşam kokusu gibi
çekmecede unutulmuş bir anahtar gibi
ben şimdi
adı konmamış bir mevsimin eşiğinde duruyorum
ne geri dönmeye benziyor bu
ne de ileri gitmeye
sanki uzun bir yolculuktan sonra
yanlış istasyonda inmişim
elimde kimseye ait olmayan bir valiz
içinde
yarım kalmış cümleler
birkaç telaş
iki üç susuş
ve yüzüne değemediğim günlerin buruşturulmuş takvimi
insan sanıyor ki
kalp dediğin şey
yalnızca severken çalışır
oysa öyle değilmiş
kalp bazen
hiç kimseyi çağırmadan da sabah olabiliyormuş
çayı demleyip
camı aralayıp
sokağın sesine karışmadan
kendi içine doğru yürüyebiliyormuş
ben bunu öğrendim
bir masanın başında
ekmeği ufalaya ufalaya
bir lambanın altında
geceyi gereğinden fazla büyüterek
aynaya bakmadan geçen günlerin içinden
senden sonra demeyeceğim
çünkü her şeyi bir kişiye bağlamak da haksızlık
bazı yıkımların faili yoktur
zaman usulca kemirir
alışkanlıklar gevşer
sözler ağırlığını kaybeder
ve bir gün
en çok güldüğün yer bile
sana yabancı bir odanın köşesi gibi görünür
işte öyle bir yerden geçtim
ne kahramanca
ne de gösterişli
yalnızca
omzundan kayan bir ceketi düzeltir gibi
hayatımı toparlamaya çalışarak
bir ara
yağmur başladı
camdan bakmadım
eskiden olsa bakardım
bulutlara bir anlam yükler
sokaktan geçenlere hikaye dağıtırdım
şimdi sadece dinledim
çatının üstünde dolaşan suyun sesini
ve ilk kez fark ettim
bazı acılar konuşuldukça değil
sessizce oturuldukça inceliyor
içimde yine de bir kalabalık var
çocukluğum mesela
ansızın çıkıp geliyor
bir mahalle akşamı taşıyor cebinde
tozlu dizlerimi
nenemin uzaktan seslenişini
koşarken düşüp kanattığım gururumu
ve hiçbir şey olmamış gibi
ayağa kalktığım o inadı
belki beni şimdiye getiren de o inat
belki bu yüzden
tam kırıldım dediğim yerde
içimde küçük bir yer hâlâ ışık açıyor
bunu umut diye mi çağırırlar bilmem
ama var
sabahları perdeyi çekme sebebim kadar küçük
yoldan geçen bir çocuğun kahkahası kadar ansızın
fırından çıkan ekmek kokusu kadar sıradan
ve bu yüzden gerçek
şunu da söyleyeyim
gidenin ardından taş kesilmedim
kimseye beddua etmedim
kendimi de kutsamadım
sadece uzun süre
aynı sandalyeye oturup
aynı noktaya bakmanın
insanı nasıl içten içe eksilttiğini gördüm
sonra bir gün
masayı başka yere çektim
hepsi bu kadar
ama bazen hayat
tam da böyle küçük hareketlerle yön değiştiriyor
bir fincanın yerini değiştirmekle
başlıyor başka bir ömür
bir sokağa sapmakla
değişiyor insanın iç sesi
bir kelimeyi artık kullanmamakla
bambaşka biri oluyor dilin
şimdi önümde
haritası çizilmemiş günler var
hepsini güzel sanmıyorum
bazısı sert geçecek
bazısı dilsiz
bazısı eskileri dürtüp canımı yakacak yine
ama olsun
yürümek de biraz
yarayla anlaşmak değil mi
ben artık
her şeyi sonsuza kadar sanan yerimden çıktım
ömrün faniliğini korkmadan taşıyan
daha sade bir yere geldim
burada sevinç
bağırmadan geliyor
keder
evin bir üyesi gibi oturuyor
ve insan
ikisine de bir bardak su koymayı öğreniyor
eğer yeniden sever miyim
bunu da bugünden söylemem
sevda dediğin
çağrılınca gelen bir misafir değil
bazen yıllarca uğramaz
bazen en olmadık anda
bir kitap sayfasından çıkar
bir bakışın kıyısına ilişir
bir sesin içinde yer bulur
ve insanın bütün düzenini
tek bir düğmeyi çözer gibi çözer
olursa
eskisi gibi olmayacak yalnız
daha az yanılgıyla
daha çok dikkatle
birini değil de
önce hakikati sevmeye çalışarak
ve kendimi
kaybetmeden
olmazsa da
yine eksik sayılmam
çünkü anladım
hayat yalnızca büyük aşklardan ibaret değil
bazen bir akşamüstü
yorgun argın eve dönmek
musluğu açıp yüzünü yıkamak
temiz bir tişört giymek
ve kimseye anlatmadan
derin bir nefes almak da
başlı başına yaşamak
şimdi gecenin bu saatinde
masamda duran boş kağıda bakıyorum
eski bir hikayenin külleri yok üstünde
ne ağıt yazmak istiyorum
ne hüküm
yalnızca şunu
insan bazen
tam bitti sandığı yerde
yeniden başlamaz belki
ama yeniden duyabilir
rüzgarı
kendi sesini
uzaktan gelen hayatı
ve bu da az şey değildir
ben buradayım şimdi
toparlanmış sayılmam
dağılmış da değilim
bir eşikteyim sadece
içeriyle dışarı arasında
geçmişle yarın arasında
adını henüz koymadığım
sakin bir kapının önünde
elim tokmakta değil
kaçmıyorum da
bekliyorum
çünkü bazı kapılar
vurunca değil
hazır olunca açılır
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.