1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
103
Okunma
"ÇAKIL TAŞLARI...
Bir gün,
susmayı öğrendim taşlardan.
Kırılmadan, konuşmadan…
Sadece bekleyerek.
Bir gün,
Rüzgârın bile adını unuttuğunu fark ettim.
Senin adını.
Bizim adımızı.
Çakıl taşları var şimdi ayaklarımın altında.
Her biri bir anı
Bir kırık cümle,
Bir yarım “keşke”.
Diyorum ki;
Belki sen de duyuyorsundur,
Bir yerlerde,
Denizin dibinde,
Rüzgârın ucunda...
Adını taşıyan taşların sesini.
Ben seni gömdüm,
Ama toprağa değil.
Gözlerimin içine.
Orada büyüyorsun hâlâ,
Her bakışımda yeniden doğuyorsun.
Zaman,
Üstümüzden geçtikçe törpüledi bizi.
Birbirimize benzeyen iki taş olduk sonunda.
Soğuk, sessiz,
Aynı yaradan yontulmuş.
Şimdi…
Elimi uzatsam tutabilir miyim geçmişi?
Yoksa o da ufalanır mı parmaklarımın arasında,
Bir avuç çakıl taşı gibi?
Belki de aşk,
Sadece susmayı bilenlerin dilidir.
Ve ben,
Sana sustukça çoğalıyorum.
Taş taş üstüne…
Suskun bir mezar örüyorum kendime.
Suskun Şair Fazlı Acar
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.