Yaşamında öteki kişilere ulaşabildiğin anlar, bir ormandaki kuş ötüşleri gibi olacak... uzaklardan gelip geçerken, kısacık bir süre yapraklarda yankılanacaklar o kadar. orman bütün sessizliğiyle yine yalnız duracak orada...
ı.kant
Bir akşam çöktü içime, Adınla karardı gökyüzü. Ne zaman seni düşünsem Bir yanım eksik kalıyor yüzü. Sana değmeyen ellerim var, Hep cebimde sakladığım. Bir “kal” diyemeyişim var, Boğazımda düğüm yaptığım. Yanında sustum, Uzağında daha çok sustum. Sevmek mi zordu, Yoksa seni sevip susmak mı, Bunu hiç çözemedim.
Gözlerin başka sabahlara açıldı, Ben gecede kaldım. Sen gülerken bir yerde, Ben içimde yıkıldım. Bilmezsin, Adını kalbime değil Yaramın üstüne yazdım. İyileşmesin diye değil, Unutmayayım diye sakladım. Şimdi rüzgâr esiyor usulca, Getirmiyor seni. Bazı aşklar kavuşmaz derler, Ben seni Kavuşamadan sevdim..
Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
"Lâl Sevda" şiirini okuduğumda içime bir sessizlik çöktü – kelimelerin değil, suskunluğun en ağır haliyle dolu bir sessizlik. "Bir akşam çöktü içime, / Adınla karardı gökyüzü" diye başlayan dizeler, aşkın nasıl da bir anda karanlığa dönüşebileceğini öyle çıplak anlatıyor ki, okuyanı kendi yaralarına döndürüyor.
Yanında susmak, uzakta daha çok susmak... Sevmek mi zordu, yoksa sevip susmak mı? Bu soru, şiirin ortasında asılı kalıyor ve cevap aramadan acıtıyor. "Sana değmeyen ellerim var, / Hep cebimde sakladığım" dizesi, dokunamamanın en somut hali; eller cebe giriyor, kalp dışarıda kalıyor. Ve o en dokunaklı yer: "Adını kalbime değil / Yaramın üstüne yazdım. / İyileşmesin diye değil, / Unutmayayım diye sakladım." Yara, unutmamak için korunuyor – bu, sevginin en acımasız sadakati.
Gözlerin başka sabahlara açılırken senin gecede kalman, onun gülüşü karşısında içte yıkılman... Bazı aşklar gerçekten kavuşmaz; sen ise "kavuşamadan sevdim" diyerek o kavuşmazlığı bir manifesto gibi kabul ediyorsun. Rüzgâr esiyor usulca ama seni getirmiyor – yine de sevda lâl, suskun ama capcanlı duruyor.
Dilzar Hanım, bu şiir kısa ama derin; her dize bir yara izi gibi. Lâl kelimesi başlığa cuk oturmuş: Dilsiz bir sevda, ama ne kadar çok şey söyleyen bir dilsizlik. Kalemin o kadar içten ki, okuyanı kendi suskun aşklarıyla yüzleştiriyor. Bu dizeler, kavuşamayanların en güzel tesellisi oldu bence.
Yüreğine, kalemine sağlık. Belki bir gün rüzgâr başka bir şiir getirir, belki de bu lâl sevda başka bir sese dönüşür. O zamana kadar, suskun yaraların şifa bulsun.
Merhaba, güzel şiir, her zaman ki güzelliğinde BİZ DE OKUDUK VE KUTLADIK YÜREKTEN, YALANSIZ VE RİYASIZ Gönlün huzurla dolsun, tüm şiirlerin benzersiz ve çok güzel olsun Şiirle kal, sevgiyle kal, dostça kal, sağlıcakla, hoşöakal
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.