0
Yorum
4
Beğeni
1,0
Puan
92
Okunma

Bilir misin
gece en çok susanları dinler,
en çok içi dolu olanları.
Bir pencere aralığında
rüzgârla konuşur perdeler,
ay, sırdaş olur karanlığa.
Ben de adını fısıldarım usulca,
duymasın diye dünya,
ama duysun diye gökyüzü.
Bilir misin
insan bazen tek bir bakışı
ömürlük bir hatıraya dönüştürür?
Gülüşün düşer aklıma,
sanki bahar,
en soğuk kışın ortasında
inadına çiçek açar.
Kalbimin kıyısında
senin sesin dolaşır durur.
Bir şarkının nakaratı gibi,
ne zaman sussam
içimden yeniden başlar.
Al gece yarılarımı benden,
uykusuz kalan düşüncelerimi de al.
Sokak lambalarının altında
uzayan gölgemi,
duvarlara çarpıp geri dönen
özlemimi de götür.
Al da geçsin içimdeki bu yangın,
geçsin ama küle dönmeden,
iz bırakmadan değil;
hatıra kalsın,
bir gülüşün sıcaklığı kadar.
Bilir misin
sen yokken bile
seninle konuştuğumu?
Bir fincan kahvenin buharında,
soğuyan ellerimin arasında,
sessizliğin tam ortasında
adını çoğalttığımı.
Gökyüzü her gece başka renge bürünür,
ama benim gecem hep aynı:
seninle aydınlanan,
sensiz kararabilen.
Bilir misin
bir insan bir başkasında
kendini bulursa
dünya biraz daha katlanılır olurmuş?
Ben sende buldum
kaybolduğum yanlarımı.
Al gece yarılarımı benden,
sabaha çıkamayan umutlarımı da al.
Ama gözlerimde bıraktığın ışığı
alma.
O kalsın.
Çünkü ne kadar saklasam da,
ne kadar inkâr etsem de
bir bakışınla çoğalan
bir gülüşünle taşan
bir his var içimde.
Adını koymaya gerek yok.
Sen bil yeter.
1.0
100% (1)