3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
156
Okunma

Bir sandala oturmuşum, sallanıyorum usul usul,
Gece denizin omzuna başını koymuş, gökyüzü yıldızlarını tek tek suya düşürüyor,
Ben içmeden sarhoşum, kadeh tutmadı ellerim ama kalbim taşmış çoktan,
Rüzgâr saçlarımı değil, aklımı dağıtıyor bu gece.
Kıyı çok geride kalmış,
İnsanlardan, sokak lambalarından, saatlerden, sorumluluklardan uzağım,
Sanki dünya beni unutmuş da ben ilk kez kendimi hatırlamışım,
Sandalın tahtası gıcırdarken içimdeki eski yaralar da aynı sesle konuşuyor.
Dalgalar hafifçe vuruyor yanlara,
Her vuruşta geçmişten bir an çıkıyor su yüzüne,
Bir gülüş, bir bakış, yarım kalmış bir cümle,
Hepsi geceye karışıyor, hepsi tuzlu ve biraz yanık.
İçmeden sarhoşum diyorum ya,
Belki de senin adını içtim fark etmeden,
Belki o yüzden dudaklarımda bir titreme,
Belki o yüzden gözlerim ufukta bir hayali arıyor durmadan.
Gökyüzü geniş, deniz derin,
Ama en derin yer insanın kendi içiymiş meğer,
Bir sandalın ortasında tek başına otururken anlıyor insan
Kalabalıkların ortasında ne kadar yalnız olduğunu.
Ay suya düşmüş, parçalanmış gibi,
Ben de öyleyim biraz; bütünken güzel,
Ama kırılınca daha çok parlıyorum belki de,
Çünkü her parçam ayrı bir hikâye anlatıyor geceye.
Rüzgâr hızlanıyor, sandal biraz daha sallanıyor,
Dengeyi kaybetmiyorum ama eski benliğimi kaybediyorum sanki,
Korkmuyorum düşmekten,
Çünkü düşecek bir yer yok artık; her yer su, her yer gökyüzü.
İçmeden sarhoşum bu gece,
Ne şarap dokundu dudaklarıma ne de bir meyhane sesi var kulaklarımda,
Beni sarhoş eden şey
Belki özgürlük,
Belki kabulleniş,
Belki de nihayet hiçbir yere yetişmek zorunda olmamak.
Sandal sallandıkça kalbim hafifliyor,
Yüklerimi suya bırakıyorum birer birer,
Adını, korkularımı, pişmanlıklarımı,
Hepsi dalgaların altında eriyip gidiyor.
Ben,
Bir sandala oturmuş, geceyle baş başa,
İçmeden sarhoş,
Ama ilk kez bu kadar ayık,
İlk kez bu kadar kendim olarak
Sallanıyorum sonsuzluğun ortasında
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.