Seninle konuşmak istiyorum. fakat önce buraya, benim yanıma gel! bu boş yer, benimkini sağlamlaştıracak olan sahibini bekliyor. helena (faust)
Nâfiz BASAN
Nâfiz BASAN

Son Nokta

Yorum

Son Nokta

13

Yorum

25

Beğeni

0,0

Puan

171

Okunma

Son Nokta

Son Nokta



Benlik güdülen da’vâ, vehm-i zıllî bahtında,
Kesret zevâlde imiş: “Lâ mevcûde illâ Hû”.
Gören O’, görünen O’, Öz O’dur hep tahtında,
Fenâ’ya mahkûm anlar: “Lâ mevcûde illâ Hû”.


Nuzûl-i nûrdur âlem, cismânî peşrev hayâl,
Ne vârlık kalır zinde, ne yokluk, ne de suâl,
Sükût en gür hitâbmış, anladım ki hâlden hâl;
Bu sırrın tercümânı: “Lâ mevcûde illâ Hû”.


Gönlü harâbe sandım, bir beyt-i Hûdâ imiş,
Aradım arş u ferşde, aranan hayâ imiş,
Firâk nâmıyla bildim, meğer müheyyâ imiş,
Visâl dediğin sırda: “Lâ mevcûde illâ Hû”.


Felek dedi: “Sus artık, söz haddini aştı, sus!
Ne sen var, ne ben kaldım, bu ikilik değil hus.”
Hakîkat tek nefesmiş, her zuhûr bir dem, bir tus,
Son nokta, son kelâm bu: “Lââââ mevcûde illâ Hûû...”



Dost kalemden inciler:


Aynalar kırılınca, sûret aslına döner,
Yanan mumun ışığı, güneş doğunca söner,
Bütün yollar sonunda, aynı kapıya iner,
Adım attığın yerde: “Lâ mevcûde illâ Hû”.


Zerre güneşten ayrı, damla ummandan değil,
Bu rüya âleminde, sadece Hakk’a eğil,
Varlık dediğin ancak, bir anlık bir tecelli,
Kalbin her atışında: “Lâ mevcûde illâ Hû”.

Güneşin Kızı Zehrâ


---


Vehm-i zıllî: Kuruntuya mensûb ve gölgesine müteallik.
Baht: Olacakların, kaçınılmaz olduğunu belirleyen ilâhî irâdenin
insan için veyâ bir toplum için çizdiği hayât tarzı, kader, tâlih.
Kesret: Çokluk, sıklık.
Zavâl: Yok olma, yok edilme.
İftirâk: Ayrılmak, hicrân.
Fenâ’: (Fenâ Fillâh) Zât-ı Hû ve’l Hâk’kın varlığı içinde yok olma.

Nuzûl-i nûr: Gökyüzünden inen ışığın meydana çıkıp yeryüzünde belirmesi.
Abdin zât ve sıfâtının, Hâk’kın zât ve sıfâtında fânî olması.
Peşrev: Klasik Türk müziğinde faslın giriş taksiminden sonra, şarkıdan önce çalınan parça.
Hâlden hâl: Ma’nevî hâller arasında geçiş.

Beyt-i Hudâ: Allâh’ın evi.
Arz u ferş: Yer ve gök.
Firâk: Ayrılmak, hicrân.
Müheyyâ: Hazır hâle konmuş, amâde.
Visâl: Vasıl olma. Sevgiliye kavuşma.

Hus: Görgü. Aldırış etme, önem verme.
Nüzûl: İniş, inmek, aşağı inmek.
Dem: Ân. Soluk, nefes.
Tus: (Tabiâ) Yaratılış, huy, karakter.


(Hakîkat tek nefesmiş, her zuhûr bir dem, bir tus:
Gerçek bir nefes kadar tek ve öz;
varlık sandığımız her görünüş, bir ânlık temâstan ibâretmiş)



Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Son nokta Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Son nokta şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Son Nokta şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
15.2.2026 15:25:37
Değerli Nafiz üstadım, her eserinde ayrı bir mana ayrı bir iklim görüyorum. Okuduğumda ve dinlediğimde yürek pasları birer birer siliniyor. Hele ki konuya özne olan Yunus olunca hayata bakış daha bir başka oluyor daha başka bir anlam yükleniyor. Çok nefisti, çok beğendim. O Yunus'u hatırlayan yüreğine saygılar selamlar mührü vuruyorum. Var olasın
yön
yön, @yon
15.2.2026 22:26:06
Emeğinize yüreğinize sağlık değerli
kaleminizi yürekten kutluyorum.
Kalemin daim ve kaim olsun.
Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle esenlik dileğiyle esen kalın Selamlar dualarımla.
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN , @cemre-ymn
15.2.2026 22:05:04
Sükût en gür hitâbmış" diyerek, varlığın ve yokluğun ötesindeki o en vakur hakikati, kelamın bittiği noktada ne muazzam bir vecd ile mühürlemişsiniz.
Kesretin zevalinde vahdetin sırrını bulan, gönlü bir "beyt-i Hûdâ" eyleyip ikilikten geçen bu derya gönüllü mısralarınız; hakikati tek bir nefese,
"Lâ mevcûde illâ Hû" sırrına sığdıran eşsiz bir irfan tecellisidir.
Feleğin sükût emrine riayet ederek, son noktayı ve son kelâmı böylesine sarsılmaz bir teslimiyetle koyan o arif kaleminiz için
Sizi gönülden tebrik ederim üstadım..
Etkili Yorum
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
15.2.2026 21:03:30
“Son Nokta” şiiriniz, tasavvufi bir derinlik taşıyan, vahdet-i vücûd anlayışını güçlü bir şekilde dile getiriyor. Özellikle “Lâ mevcûde illâ Hû” tekrarları, şiirin hem ritmini hem de ana fikrini pekiştiriyor.

- Şiir, benlikten sıyrılıp hakikate ulaşma yolculuğunu anlatıyor.
- İmgeler, varlık ve yokluk arasındaki ince çizgiyi sorguluyor.
- “Sükût en gür hitâbmış” dizesi, mistik bir bilgelik taşıyor.
- Fenâ ve visâl kavramlarıyla tasavvufî bir bütünlük kurulmuş.
- Son bölümdeki uzatılmış tekrar, şiire hem dramatik hem de manevi bir kapanış kazandırıyor.

Kısacası, eseriniz derin bir tasavvufî tefekkürün şiirsel ifadesi olmuş. Kaleminize yüreğinize sağlık üstadım..
Günümün eseridir, saygılarımla...
Etkili Yorum
Ferda,ca
Ferda,ca, @ferda-ca
15.2.2026 20:30:01
Bu şiir, klasik Türk edebiyatının Vahdet-i Vücud (Varlığın Birliği) neşesini modern bir söyleyişle, ancak geleneksel lügati muhafaza ederek sunan bir "şathiye" ile "hikmetli söz" arasında duruyor.

Kalbin bir "harabe" sanılırken aslında "Beyt-i Hudâ" (Allah'ın evi) olduğunun keşfedilmesi, klasik bir tasavvufi motiftir ancak burada çok taze bir söyleyişle verilmiş.

Şiirin sonundaki "Lââââ... Hûû..." uzatması, metni sadece okunacak bir yazı olmaktan çıkarıp bir "nefes egzersizine" dönüştürüyor. Şair burada okuyucuyu da o "tek nefeslik" hakikate ortak ediyor.

Kısacası: Bu şiir, "ikilik" sancısından kurtulup "birliğin" huzuruna ermiş bir bilincin feryadı değil, aksine en derin sükûnetidir.

Tebrikler

Saygılarımla hocam.

Yunus Emre'yi anımsadım.

"Yunus, "Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm" derken, bedenin sadece bir kılıf olduğunu haykırır. Onun gibi olmak için önce nefsin o gürültülü sesini kısmak gerekir.yorum yapmıştınız bana **"Benlik güdülen da'vâ"**dan vazgeçip, aynaya baktığında bile "Lâ mevcûde illâ Hû" diyebilecek bir kalbi olgunluğa erişmek esastır.

"Söz gitsin, sitemler hep suda yunsun" teslimiyetini
Yazmıştım bir Şiirimde. Yunus'un ikliminde nefes almak için.

Tebrikler

Saygılarımla hocam 📚🖊️🙏🌍🌿
Aşık-ı boğaz
Aşık-ı boğaz, @asik-ibogaz
15.2.2026 17:50:36
Çok güzel tebrikler hocam saygılarımla.
Mustafaoğlu İlyas
Mustafaoğlu İlyas, @mustafaoglu-ilyas
15.2.2026 17:30:12
Maşaallah … diyecek başka söz koyvermedin hocam
La ilahe illa hu
Beyzade
Beyzade, @beyzade2
15.2.2026 16:56:21
Mükemmel bir tasavvuf şiiri okuttun bizlere Nafiz üstadım varolasın ..Dua ile..
İDRİS ESEN
İDRİS ESEN, @idrisesen
15.2.2026 16:13:18
Maşallah, Barekallah!

Tefekkür, iman ve ilim sizi Ayn-il Hakikat'e götürmüş:

“Lâ mevcûde illâ Hû”.

Rabbim ömrünüze, ilminize ve ilhamınıza bereket versin.

Selam, hürmet, muhabbet ve dua.

Allah'a emanet olun, değerli üstadım.




İDRİS ESEN
İDRİS ESEN, @idrisesen
15.2.2026 16:13:17
Maşallah, Barekallah!

Tefekkür, iman ve ilim sizi Ayn-il Hakikat'e götürmüş:

“Lâ mevcûde illâ Hû”.

Rabbim ömrünüze, ilminize ve ilhamınıza bereket versin.

Selam, hürmet, muhabbet ve dua.

Allah'a emanet olun, değerli üstadım.




Etkili Yorum
Güneşin Kızı Zehra
Güneşin Kızı Zehra, @gunesinkizi1
15.2.2026 15:46:12
Değerli hocam, emeğinize yüreğinize sağlık
Derin bir tasavvufî idrak ve hakikat yolculuğu şiirin her beytinde yankılanıyor. Varlık–yokluk ikiliğini eriten dizeler, okuyanı sessizliğin en gür hakikat olduğu eşiğe taşıyor. “Perde aralanır, benlik susar; kalan yalnızca O’dur. Arayan da bulunan da aynı sırda erir” hissi şiirin ruhunu bütünüyle sarıyor.
İki dörtlük yazarak şiirinize eşlik etmek istedim.

Aynalar kırılınca, sûret aslına döner,
Yanan mumun ışığı, güneş doğunca söner,
Bütün yollar sonunda, aynı kapıya iner,
Adım attığın yerde: “Lâ mevcûde illâ Hû”.

Zerre güneşten ayrı, damla ummandan değil,
Bu rüya âleminde, sadece Hakk’a eğil,
Varlık dediğin ancak, bir anlık bir tecelli,
Kalbin her atışında: “Lâ mevcûde illâ Hû”.….Güneşin Kızı Zehra

Selam ve saygılarımla güzel günler dilerim 🍀🥀
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
15.2.2026 15:13:08
Ayna kırıldı bugün, suret aslına döndü,
Gönüldeki o yangın, mutlak nûruyla söndü.
Bütün "ben"ler silindi, sadece "O" göründü,
Vahdetin tek lisanı: “Lâ mevcûde illâ Hû”.…..Ebuzer ÖZKAN

Yüreğinize sağlık değerli hocam. Bir dörtlük yazarak eşlik etmek istedim. Saygılar selamlar hürmetler.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL