2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
41
Okunma
Dejavu
Bir sabah yine aynı yerden başlıyorum hayata,
Sanki daha önce de yaşamışım bu kalp çarpıntısını,
Sanki bir meydanda tek başıma durup
Göğe doğru kaldırmışım alnımı
Ve “Korkma” diye fısıldamışım kendi içimdeki çocuğa.
Bu ilk değil.
Bu sevda ilk değil.
Bu yanış ilk değil.
Bir millet nasıl ayağa kalkarsa küllerinden,
Ben de öyle kalkıyorum her terk edilişten;
Göğsümde dalgalanan görünmez bir bayrak var,
Adı sensin,
Rengi hasret,
Gölgem bile sana doğru eğiliyor.
Bir çölün ortasında adını sayıklamıştım bir vakit,
Kum taneleri dudaklarımı kanatırken
Aklımı kaybetmenin eşiğinde
Sana aklımı kurban etmiştim;
Çünkü aşk bazen delilikle kardeştir.
Çünkü bazı isimler
İnsanın zihninde değil, kaderinde yazılıdır.
Bir dağın yamacında
Taşa sürtmüştüm kalbimi,
Her darbe biraz daha yaklaştırmıştı beni sana;
Yarılmıştı içim,
Ama içimden çıkan her kıvılcım
Senin suretine benzemişti.
Bir yangının içinden geçmişim gibi
Avuçlarım hâlâ kor,
Bir kuyunun dibinden seslenmişim gibi
Sesim hâlâ yankı,
Ve her yankıda aynı cümle:
“Bu daha önce oldu.”
Bir bakışın
Bir kavmin kaderini değiştirecek kadar güçlü olabilir mi?
Ben gördüm.
Bir tebessümün
Bir erkeği yemin ettirecek kadar ciddi olabilir mi?
Ben ettim.
Bir gün beyaz bir önlüğün içinde
Kalbimi avuçlarımın arasına alıp
“Önce zarar verme” dedim kendime;
Ama aşk geldi
Ve en çok ben zarar gördüm.
Yeminler ettim;
Sadakate,
Sabra,
Vazgeçmemeye…
Bir mesleğin kutsallığı gibi baktım sevmeye,
Bir insanın hayatını kurtarır gibi
Seni yaşatmaya çalıştım içimde.
Nabzını tuttum gecelerin,
Ateşini ölçtüm hasretin,
Teşhis koydum kendime:
“Kalp, ileri derecede sevda taşıyor.
Ve reçeteye şunu yazdım:
“Ömür boyu sen.”
Ama kader,
Her hikâyeyi mutlu bitirmiyor.
Bir şehir yıkılır gibi yıkıldım,
Bir köprü çöker gibi çöktüm içime;
Fakat yine de ayağa kalktım.
Çünkü içimde bir marş çalıyor durmadan,
Bağımsızlığını ilan etmiş bir kalbin marşı.
Ben seni severken
Sadece bir kadını sevmedim;
Tarihin içinden süzülmüş
Bütün kavuşamayanları sevdim.
Çöllerde aklını kaybedenleri,
Dağları delenleri,
Ateşten geçenleri,
İmkânsızın önünde diz çökmeyenleri…
Sanki hepsi bendim.
Sanki hepsi senin için yanmıştı.
Sanki asırlar boyu süren bir tekrarın içindeydim.
Her karşılaşmamızda
Gözlerin bana
“Biz bunu daha önce yaşadık” dedi.
Her ayrılığımızda
Yüreğim bana
“Bu son değil” dedi.
Çünkü bazı aşklar
Zamana sığmaz;
Doğar, ölür, yeniden doğar.
Bir ömrün içine değil,
Bir kaderin içine yazılır.
Ben seni severken
Bir erkeğin bütün gururunu
Bir çocuğun bütün masumiyetine karıştırdım.
Diz çökmekle dimdik durmak arasında
İnce bir çizgide yürüdüm.
Kalbim hem askerdi hem şair,
Hem yaralıydı hem iyileştiren.
Ve şimdi
Aynı sabaha yine uyanıyorum;
Aynı gökyüzü,
Aynı çarpıntı,
Aynı isim içimde yankı.
Bu bir tekrar mı
Yoksa kaderin ısrarı mı bilmiyorum.
Bildğim tek şey şu:
Seni her sevişim
İlkmiş gibi taze,
Sonmuş gibi ağır.
Ve ben her defasında
Aynı cümleyi fısıldıyorum içimde:
“Eğer bu bir dejavuysa,
Bırak tekrar tekrar yaşayayım;
Çünkü bazı aşklar
Yeniden yanmaya değer.”
5.0
100% (3)