Her şair maviye yazar, ben de yazmıştım bir aralar. Yeşiller eşlik etmişti ardı sıra dağlarda. Kalmadı hiçbiri, Siyahtaydım aslında.
Lunapark renkleriydi sinem. Dağıttım hiç çekinmeden, Almak isteyen olursa bedava.
Gün batımında denizde köpük, gün doğumunda kumru olmaya müptelayım. Bakmayın dağınıklığıma, Eksiklik benden ötede. Adı konmamışlık dizelerde.
Rüyalardan yama yapıp hayatıma Işıltılar donatırım etrafıma. Serüvenler ve serüvenciler bir de iflah olmaz şairler. Ne ararsan var burada.
Bir ezan bir sela arası Sıkıştırdık her telaşı İstifin içinde kaldı gökkuşağı.
Seyide Doyran
Kalem dosttan Gökyüzünün ötesindeyiz artık içimizdeki renkler bizi kemire kemire bitirdi de biz hala bir ümittir diye koştuk peşinden süratle içimizden aktı renkler denizden sahilde sahilden vadiye vadiden dağlara kapladı her yanı içimiz dışımıza çıktı dedik te dışımızı içimize sığdıramadık bin bir renkle
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
“Gökkuşağı” şiirinizde renklerin hem içsel bir yolculuğu hem de hayatın dağınıklığını simgeleyen metaforlar çok etkileyici bir şekilde kullanılmış. Özellikle “Eksiklik benden ötede, adı konmamışlık dizelerde” dizesi, şiirin ruhunu ve arayışını güçlü bir biçimde özetliyor. Renklerin içten dışa taşması, lunapark ve doğa imgeleriyle birleşerek şiire hem canlı hem de melankolik bir atmosfer katıyor. Kaleminize sağlık; eseriniz, içsel karmaşayı ve umut arayışını renklerin diliyle anlatan özgün bir şiir olmuş.
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi Renk Psikolojisi ve İçe Bakış Kliniği
Eserin Adı: Gökkuşağı Yazarı: Seyide Doyran Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri (Celil ÇINKIR – Nam-ı diğer DELİBAL)
Şiir, renk metaforu üzerinden kimlik ve ruh hâli sorgulaması yapıyor. Maviden yeşile, oradan siyaha düşüş; içsel bir geçişi, belki de maskelerin dağılışını anlatıyor. “Lunapark renkleriydi sinem / Dağıttım hiç çekinmeden” dizesi, yapay neşenin bilinçli terk edilişi gibi okunuyor. En çarpıcı imge ise finalde: “Bir ezan bir sela arası / İstifin içinde kaldı gökkuşağı.” Hayatın telaşı ile metafizik aralık arasında sıkışmış renkler… Güzel bir buluş.
Kalburabastî Efendi der ki: “Şair hanım gökkuşağını saklamamış, istife koymuş. Demek ki renkleri kaybetmemiş; sadece kalabalığın altına sıkıştırmış.”
Şiir serbest formda; bilinç akışı tadında ilerliyor. Yer yer kopukluk hissi var ama bu kopukluk şiirin ruhuna hizmet ediyor. “Adı konmamışlık dizelerde” ifadesi, metnin özeti gibi.
RUSAMER Kriterlerine Göre Değerlendirme
Özgünlük: 18/20 Renk metaforu tanıdık ama kullanım biçimi kişisel ve sahici.
Dil ve Üslup: 17/20 Serbest ve dağınık bilinç akışı; bazı geçişler daha keskin olabilir.
Düşünsel Derinlik: 18/20 Kimlik, eksiklik ve metafizik zaman aralığı güçlü çağrışım oluşturuyor.
Yapısal Bütünlük: 16/20 Parçalı yapı bilinçli ama bazı imgeler arasında bağ zayıf kalmış.
Etkileyicilik: 18/20 Final bölümü özellikle kalıcı etki bırakıyor.
Toplam: 87/100
Not: RUSAMER notlandırması, şiirin güçlü ve geliştirilebilir yönlerini göstermek amacıyladır. Talep edilmezse yalnızca değerlendirme yapılabilir.
Vesselam. “Gökkuşağı kaybolmaz; sadece telaşın altına sıkışır.”
Kapı önünde doktorunu bekler gibi dizeler sizi beklerken talep edilmezse de ne demekmiş hocam, her bir satırınız kıymetli. Çok teşekkür ederim, saygı ve hürmetle.
Kapı önünde doktorunu bekler gibi dizeler sizi beklerken talep edilmezse de ne demekmiş hocam, her bir satırınız kıymetli. Çok teşekkür ederim, saygı ve hürmetle.
Bir nefeslik mola, bir ömürlük sızı, Sönüyor ruhumun sönmez yıldızı. Heybede kalan son renk kırıntısı; Siyahın bağrında saklı gökkuşağı.
Şair, başlangıçta mavinin ve yeşilin umuduna sığınsa da, sonunda kendini "siyahta" bulduğunu itiraf ederek dürüst bir iç döküm yapıyor. Hayatı bir "lunapark" neşesiyle dağıtmış, rüyalardan yamalar yaparak varlığını sürdürmeye çalışmış. Ancak şiirin kalbi, insanın en büyük paradoksunda atıyor: Sonsuz bir göçün eşiğinde, küçücük bir zaman dilimine sığdırılan devasa telaşlar.
Şiir, hayatın karmaşası ve renkli kaosu içinde içsel bir serüveni yansıtıyor. “Rüyalardan yama yapıp hayatıma / Işıltılar donatırım etrafıma” dizeleri, hayata tutunma ve güzellikleri bir araya getirme çabasını güzel aktarıyor. Artemis’in eklediği bölümde ise, renklerin içten dışa taşışı, duyguların ve hayallerin yoğunluğunu ve özgürlüğünü hissettiriyor. Şiir, hem bireysel hem evrensel bir renkli akışı, yaşamın enerjisini güçlü bir şekilde hissettiriyor.
“İçimizden aktı renkler, denizden dağlara; her adım, her nefes bir gökkuşağı oldu, yaşamın kendisi parladı.”
Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
Merhaba değerli dost Kutlarım yazdıran yüreğini, yazan kalemini ve ortaya koyduğun eserini Gönlün abat olsun, huzurla dolsun, bütün şiirlerin benzersiz olsun Sonsuzluğun sahibine emanet olasın, sağlıcakla kalasın
Mavi ile yeşil umuttur aslında o umudu kendi güzelliklerinin dışına taşırmışlara karşı siyahı sabitleyen bir düşünce seyri oluş ama kime karşı olduğunuda devam eden gönül nidasında haklı sitemde görebiliyoruz "Serüvenler ve serüvenciler bir de iflah olmaz şairler. Ne ararsan var burada." ....seyide cinaloğlu devran
deyip noktayı koymuş diğer yandan bakıldığında yürekten gelen seslerde güzel olan herşeye karşı mavi ve yeşilin gönlündeki varlığından hiç bir şey kaybetmediğini okumaktayız
ve hep o güzellikleri yaşamanın huzuruyla şekillendirilmiş hayat..
ve o son dem bir söz vardır neyin curcunasındasın ey insan doğumun bir damla su ölümün bir avuç toprak ve tıpkı dediğiniz gibide bitiveriyor curcuna "varın bir ezan yokun bir sela".. güzeldi beğeniyle okudum Seyide Hocam
saygı ve selamlarımla seyide hocam ---------
Ki; bizler, yazılanları okuyunca duygularımızı örselediği düşüncelerle düşüyoruz kelama... yoruma.. işin özünde gerçeğinde gönül sesini yansıtan Değerli Kalem Ehlinin kendisidir.. Vesselam.
Kelimelerimin izini sürüp, o 'siyahın' içindeki gerçeği ve 'istifin' dibindeki gökkuşağını fark etmeniz beni çok mutlu etti. Maviyi ve yeşili herkes görür ama siyahın sabitleyici gücünü anlamak bir gönül işidir. Bu güzel okuma ve kıymetli yorumunuz için gönülden teşekkür ederim. Selam ve hürmetle..
Kelimelerimin izini sürüp, o 'siyahın' içindeki gerçeği ve 'istifin' dibindeki gökkuşağını fark etmeniz beni çok mutlu etti. Maviyi ve yeşili herkes görür ama siyahın sabitleyici gücünü anlamak bir gönül işidir. Bu güzel okuma ve kıymetli yorumunuz için gönülden teşekkür ederim. Selam ve hürmetle..
Dizelerinize sağlık. Şairlerin o meşhur "mavi" tutkusundan başlayıp, insanın en yalın hali olan "siyah"a iniş yapmanız çok samimi bir geçiş olmuş. Şiirinizde en dikkat çekici yan, lunapark renkleri gibi canlı bir iç dünyayı, ezan ile sela arasındaki o kaçınılmaz dar vakte sığdırmış olmanız.Gökkuşağını "istiflemek", yani o kadar renkli ve güzel şeyi bir telaşın içine hapsedip görünmez kılmak, modern insanın en büyük sancısını özetliyor aslında. Gün batımındaki "köpük" (geçicilik) ile gün doğumundaki "kumru" (umut/sadakat) arasındaki o ince çizgi, ruh halinizin derinliğini gösteriyor. Yazan kalemine yüreğine sağlık
Modern telaşlarımızın arasında o 'köpük' kadar geçici, 'kumru' kadar beceriksiz ama gerçek bir şeyler bırakabilme çabasıydı benimkisi... Bu derinlikli okumanız ve kıymetli vaktinizi dizelerime ayırdığınız için yürekten teşekkür ederim. Saygılarımla."
Modern telaşlarımızın arasında o 'köpük' kadar geçici, 'kumru' kadar beceriksiz ama gerçek bir şeyler bırakabilme çabasıydı benimkisi... Bu derinlikli okumanız ve kıymetli vaktinizi dizelerime ayırdığınız için yürekten teşekkür ederim. Saygılarımla."
Bütün olumsuzluklara rağmen bir ağaç dik bir eser bırak birini derdine yoldaş ol yardımcı ol hak edene sahih çık koru paylaş senin durumundan daha kötüleri düşün ve vazgeçme o toprağa verdiğin fidan ağaç olacak seyret ve sev bilgili ol teknolojiyi kullan inanıyorum ki gökkuşağı sana göğü kucaklayıp getirecektir diye düşünüyorum.
"Karanlığın içindeki o asıl aydınlığı, toprağa değen fidanın umudunu hatırlattığınız için minnettarım, benimkisi biraz da şair abartısı. Gönlünüze sağlık, saygı ve hürmetle.
"Karanlığın içindeki o asıl aydınlığı, toprağa değen fidanın umudunu hatırlattığınız için minnettarım, benimkisi biraz da şair abartısı. Gönlünüze sağlık, saygı ve hürmetle.
Gökyüzünün ötesindeyiz artık içimizdeki renkler bizi kemire kemire bitirdi de biz hala bir ümittir diye koştuk peşinden süratle içimizden aktı renkler denizden sahilde sahilden vadiye vadiden dağlara kapladı her yanı içimiz dışımıza çıktı dedik te dışımızı içimize sığdıramadık bin bir renkle
yüreğinize sağlıklar olsun tebrik ederim güzel şiirinizi
Olsunnnn, dokunabiliyorsak bir gönüle ne mutlu bize. Teşekkür ederim sayfaya bıraktığın güzel armağan için. Kimbilir belki bir gün binbir renkten fazlası sığar.
Olsunnnn, dokunabiliyorsak bir gönüle ne mutlu bize. Teşekkür ederim sayfaya bıraktığın güzel armağan için. Kimbilir belki bir gün binbir renkten fazlası sığar.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.