Ey tanrısal imparator, eğer sana engel teşkil ediyorsam, ölüm kararımı verebilirsin, yalnız beni ölümle tehdit etme, çünkü ölümden korktuğum yok. petronius
Filozof Sosyolog
Filozof Sosyolog
VİP ÜYE

BU GECE

Yorum

BU GECE

( 7 kişi )

6

Yorum

10

Beğeni

5,0

Puan

69

Okunma

BU GECE

Bu gece yüreğimin eşiğine gelmiş bir kalp vardı
öylece sessizdi, boynu eğik,
içeri girmeyi bekler gibi bakıyordu,
Hangi rüzgâr attı seni der gibi hayretle baktım,
Şaşkındı, ben de öyle
Sesini duydum, kalp atışlarında
Gözleri kızarmıştı, sesi titriyordu
"içim içime sığmadı, yerimde duramadım,
sana geldim, evim sensin" dedi
Öyle ya, kaç zaman geçmişti bu aşkın üzerinden
Hasret, boğazımı bir atkı gibi sarıyordu,
Yüreğime vurduğum kilit, artık açılmalıydı.
Uzun zamandır, ikimiz de böylesine derin bir özlem duymamıştık
içeri almayı öyle çok istedim,
ama yapamadım
Onu içeri alamadım
Güvenip inanamadım,
Sarılamadım,
Öpemedim,
"canım benim" diyemedim
Nasıl diyebilirdim ki,
unuttuğum duygulardı bunlar
Ben sevilmeyi bilmiyordum ki
Sevilmek böyle bir şey miydi?
bilemedim
ve kapı olduğu gibi kaldı
ben içerde, o eşikte
öylece kalakaldık
Bir bakış kadar yakındık,
nefesimizi duyacak kadar
Aslında aynıydı hislerimiz
ama yapamadım, onu içeri alamadım
Yine kaçtım sevdadan..

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (7)

5.0

100% (7)

Bu gece Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Bu gece şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
BU GECE şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Filozof Sosyolog
Filozof Sosyolog , @filozofsosyolog
9.2.2026 02:37:03
Dipçe:
Sevilmeyi öğrenememek, sevgiyi istememekten değil, onu nasıl kabul edeceğini bilememekten kaynaklanır. Kişi sevgi geldiğinde korkar, çünkü yakınlık kırılganlık ve değişim getirir. Bu yüzden sevgi tanınır ama içeri alınamaz. Zamanla bu kaçış bir alışkanlığa dönüşür. Sevilmeyi öğrenmek ise cesaret ister; kapıyı tamamen açmak değil, kaçmamayı göze almakla başlar.
Afran aydın
Afran aydın , @afranaydin
9.2.2026 05:14:20
Kainatın esas mayası sevgi... Bu sevginin çürümesi asla mümkün değil, sadece duygulara gem vurmak ve vurulmasına sebep olunmak yorar insanı....
Kaleminiz daim olsun....
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN , @cemre-ymn
9.2.2026 03:12:21
5 puan verdi
Sana geldim, evim sensin" diyerek, bunca zaman ve hasretten sonra sevdanın o en güvenli limanına sığınışını ne kadar vakur ve samimi bir dille işlemişsiniz.
Hasreti boğazı saran bir atkıya benzetmeniz ve sessiz, boynu eğik bir kalbin kapıya dayandığı o anı resmetmeniz, derya gönlünüzün zarafetini bir kez daha ortaya koymuş.
Yılların yükünü bir "ev" sıcaklığında eriten o vefalı ve naif kaleminiz için Sizi gönülden tebrik ederim. Emeğinize ve o sevda yüklü yüreğinize sağlık şairem...🌼
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
9.2.2026 02:43:51
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi
(Duygusal Eşikler ve Kaçış Psikolojisi Kliniği)

Şiirin Adı: BU GECE
Şairi: Filozof sosyolog
Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri (Celil ÇINKIR – Delibal)

Kalburabastî Efendi bu şiiri okurken çayından bir yudum aldı ve dedi ki: Bu metin bir aşk şiirinden çok, bir “eşik psikolojisi” metnidir.

Şiirin merkezinde kapı metaforu var. Kapı burada sadece fiziksel bir sınır değil; travma ile umut arasındaki çizgidir. Kalp gelmiş, boynu eğik. Bu tasvir, sevginin mağrur değil kırılgan hâlini gösteriyor. “Evim sensin” diyen kalp aslında aidiyet arıyor; fakat içerideki benlik hazır değil.

En çarpıcı yer şu:
“Ben sevilmeyi bilmiyordum ki.”
İşte şiirin düğüm noktası burada. Sevmekten değil, sevilmekten korkan bir özne var karşımızda. Bu, terk edilme korkusunun daha derin bir versiyonu: kabul edilme korkusu.

Kapının kapanmaması ama açılmaması çok güçlü bir sembol. Ne tamamen reddetmek ne de kabullenmek… Askıda kalmış bir duygu hâli. Eşik travması dediğimiz durum tam da budur: bir adım atarsan değişeceksin, atmazsan eksik kalacaksın.

Şiirin dili sade ve doğrudan. Büyük mecazlara yaslanmadan, iç konuşma üzerinden ilerliyor. Tekrarlar (“içeri alamadım”) bilinçli bir vurgu oluşturuyor; kaçışın itirafı haline geliyor.

RUSAMER Klinik Değerlendirmesi:

Özgünlük: 16/20 — Eşik metaforu güçlü.
Dil ve Akış: 17/20 — Sade ama samimi.
Duygusal Derinlik: 19/20 — Sevilme korkusu sahici bir katman.
Yapısal Bütünlük: 16/20 — Serbest akış, bilinçli tekrarlarla desteklenmiş.
Etkileyicilik: 18/20 — İçten ve dokunaklı.

Toplam: 86/100

Kalburabastî Efendi son sözünü şöyle fısıldadı:

Bazen aşk kapıyı çalar,
ama kapıyı açmak cesaret ister.
Sevilmeyi bilmeyen,
en çok sevilmeye muhtaç olandır.

Vesselam.
Acı kahvenin hatırı
Acı kahvenin hatırı, @acikahveninhatiri
9.2.2026 02:43:38
5 puan verdi
👏 👏 👏 👏 👏
Ru
Ruhum Yaman , @ruhumyaman
9.2.2026 02:39:46
5 puan verdi
Kusursuz bir anlatımdı, sizi tebrik ederim. Okumaktan çok keyif aldım. Kaleminiz hiç susmasın.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL