4
Yorum
12
Beğeni
0,0
Puan
95
Okunma

Mirim son mektubunda ahvâl nedir diyorsun
Kâğıt kaleme dargın hece dargın kelâma
Fasl-ı muhabbet hele birazcık geri dursun
Ömür hırkası yırtık kabul etmiyor yama
İşte ben bu hâldeyim yeryüzünde muhacir
Bu yolun nihayeti bilmem çıkar mı düze
Hayâl kervanlarında ruhum dolaşan tacir
Hiçliği satıyorum beyhude geze geze
Nedir bu beynimdeki uslanmayan vesvese
Arza doğru mahcubum arşa doğru yalancı
Ben bile yabancıyım içimdeki bu sese
Hangi ilaçla geçer fikrimdeki bu sancı
Artık suçlamıyorum niçinler ve nedeni
Kimseye vermem artık beynimdeki bu yükü
Sahrada bir ağacın altına diksem beni
Sufi aşkın yaşıyla can bulur belki kökü
Benden bize geçişte haşyetle telaştayım
Kibrimin duvarını parçalamak niyetim
Oyun oynaşta değil kendimle savaştayım
Ne zaman gelir bilmem mukaddes inâyetim
Daha nasıl anlatsın sana miskin Makberî
Soruyorsun ya mirim velhâsılı hâlim bu
Ne görürsek eyvallah bahar yada zemheri
Ta ervah-ı alemden her şeye demişiz hu
______________Makberî