2
Yorum
11
Beğeni
0,0
Puan
176
Okunma

Sokaklar huzur dolu mahalleler şirindi
Her evin çatısında zarif soba bacası
Yüzü gülen çehreler birbirinden narindi
Biz böyle değildik ha insandık kısacası
Genç kızlar edepliydi delikanlıları mert
Kimsenin namusuna kem gözle bakılmazdı
Huzura tek kâide helâl kazanmaktı şart
Telefon şehvetine kınalar yakılmazdı
Mahalle bakkalında sahibini beklerdi
Borçluya nefes veren öksüz zimem defteri
Hayırsever insanlar o defteri yoklardı
Ve hiç kimse bilmezdi kimdi hayır cevheri
Esnâfları dürüsttü hormondan kat kat uzak
İnsanları aldatmak moda değildi yani
Her rafın arkasında tuzak içinde tuzak
Ve marketler marketler her biri gulyabani
Yıkanmak için güğüm abdeste ibrik vardı
Telefonda yoktu ha her evde bir muhabbet
Sobanın etrafını çoluk çocuk sarardı
Aile bağlarında hakim idi zerafet
Evde yemek dururken sipariş verilmezdi
Canım kuru fasulye yanına bulgur soğan
Besmelesiz kapıdan içeri girilmezdi
Bir de semaverde çay varsın yansın kehkeşân
Sevgiler tertemizdi riyâsız saf ve sâde
Komşuluğun hatırı say ki kardeşten de öte
Yüzlerde insanlıktan billur gibi ifâde
Hâsılı dostluk vardı yer yoktu muhânnete
Sorulurdu nerde var yetim fakir ve hasta
Samimiyyet vardı ha bölüşülürdü ekmek
Gösterişten uzaktık hiç böyle değildik ha
Alın teriydi kazanç helâldi yenen yemek
Değerler değerliydi sevgi ve saygı kibâr
İhsân-ı emanetti öksüz yetim fukara
Paraya değildi ha insanaydı itibâr
Tefeciler yüzünden dalınmazdı efkâra
Akraba akrep değil can içinde bir candı
Miras için insanlar yemezdi birbirini
Selam vermek adetti bakışlar mihribândı
Hangi su temizlerki bu zamanın kirini
Ne cumbalı ev kaldı ne aşiyânlı konak
Dört bir yanda sadece betonların işgâli
Ne bizi bilen kaldı ne bizi duyan kulak
Kim alır üstümüzden bu iflâhsız vebâli
Kahrolsun ekrânlarda hüküm süren kıyl-u kâl
Gözleri ifsâd eden rezâlet zincirleri
Bu ne acıklı durum revâ mı bize bu hâl
Başımıza tac ettik ahlâksız sefirleri
Biz böyle değildik ha insandık kısacası
__________Makberî
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.